Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan’ın 8 Kasım Zafer Günü dolayısıyla Bakü’de düzenlenen görkemli törende tarihi bir konuşma yaptı. Zaferin beşinci yıl dönümünde kardeş Azerbaycan halkıyla bir araya gelen Erdoğan, Karabağ Zaferi‘nin sadece Azerbaycan için değil, tüm Türk dünyası için bir gurur kaynağı ve ortak destan olduğunu vurguladı.
Birlik ve Beraberlik Vurgusu: Türkiye’den Can Azerbaycan’a Selam
Konuşmasına, Türkiye’deki 86 milyon vatandaşın en samimi selamlarını getirdiğini belirterek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı içerisindeki tüm kardeşlerin de aynı coşkuyu yaşadığına inandığını ifade etti.
Erdoğan, “Zaferimiz kutlu olsun! Cenab-ı Allah, Azerbaycan’ı ve Türk dünyasını nice zaferlere kavuştursun,” dilekleriyle sözlerine başladı.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in dirayetli liderliği altında Azerbaycan ordusunun Karabağ’ı işgalden kurtararak, gönüllerdeki 30 yıllık özlem ve yangını söndürdüğünü ifade etti.
Vatan Sevdası ve Şehitlere Minnet
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında vatan kavramının önemine derin vurgular yaptı. Şairlerin Karabağ için yazdığı özlem dolu dizeleri anımsatarak, Türk milletinin kalbinde “Vatan” vurgusunun asla bitmeyeceğini güçlü bir şekilde belirtti.
“Farkı yoktur harda olak, zamanımız, mekanımız vatan desin.” Kalpleri her seferinde “Vatan” diye çarpan kahraman gazilerimize minnet duygularımı ifade ediyor, Yüce Allah onlardan razı olsun diyorum.” – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan
Yeniden İnşa ve Türkiye Desteği
Konuşmasında, Karabağ’ın işgalden kurtarılmasının ardından başlatılan yeniden imar ve kalkınma hamlesine de değinen Erdoğan, altyapı çalışmalarındaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini söyledi.
- Gözlemlenen İlerleme: Hava limanları, yollar, köprüler, tüneller, demir yolları ve tarım projeleri gibi büyük yatırımların yerinde görüldüğünü aktardı.
- “Maşallah, Barekallah”: Azerbaycan’ın kısa sürede neleri başarabileceğine yakından tanık olduklarını belirterek, “Bir kez daha maşallah, barekallah diyorum,” sözleriyle hayranlığını ifade etti.
Bu konuşma, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki “Tek Millet, İki Devlet” şiarını bir kez daha perçinlemiş ve Türk dünyasının ortak geleceği için güçlü bir birlik mesajı vermiştir.
