ABD yönetimi tarafından İran’a iletilen 14 maddelik teklifin, nükleer faaliyetlerin tamamen durdurulmasını ve zenginleştirilmiş uranyum stoklarının teslim edilmesini içerdiği belirtildi. Washington cephesi buna karşılık yaptırımların aşamalı kaldırılması ve dondurulan milyarlarca dolarlık İran varlığının serbest bırakılması seçeneğini masaya koydu.
İran ise söz konusu talepleri “maksimalist” ve “gerçek dışı” olarak değerlendiriyor. Tahran yönetimi özellikle uranyum zenginleştirme faaliyetlerinden vazgeçmenin kırmızı çizgi olduğunu vurgularken, önceliğin bölgede çatışmaların tamamen sona ermesi olduğunu savunuyor. İranlı yetkililer ayrıca kalıcı bir anlaşma için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi güvencesi talep ediyor.
Diplomatik görüşmeler sürerken sahadaki askeri hareketlilik ise dikkat çekiyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın Umman Körfezi’nde İran’a ait iki tankere müdahale ettiğini açıklaması, bölgede tansiyonu daha da artırdı. ABD’nin İran’a yönelik deniz ablukasını genişletme adımları, Hürmüz Boğazı çevresindeki riskleri yeniden gündeme taşıdı.
Uzmanlara göre taraflar henüz diplomatik kanalları tamamen kapatmış değil. Ancak hem sahadaki füze ve drone hareketliliği hem de masadaki ağır şartlar nedeniyle kalıcı bir uzlaşının kolay olmayacağı belirtiliyor. Bölgedeki gelişmelerin enerji piyasaları, küresel ticaret yolları ve uluslararası güvenlik dengeleri üzerinde ciddi etkiler oluşturabileceği ifade ediliyor.
Dünya kamuoyu şimdi İran’ın ABD teklifine vereceği resmi cevaba odaklanmış durumda. Tarafların uzlaşmaya mı yaklaşacağı yoksa yeni bir geniş çaplı çatışmanın mı başlayacağı önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.
