“Müzakerelerin 60 Yıl Başarısız Olmasının Sebebi Statü Sorunudur”
Kıbrıs konusunda yarım asrı aşkındır sürdürülen diplomatik süreçlerin neden tıkandığını özetleyen Bakan Ertuğruloğlu, masadaki eşitsizliğe dikkat çekti. Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın “Kıbrıs sorunu bir statü sorunudur” tespitini hatırlatan Ertuğruloğlu, küresel kurumlara şu sözlerle yüklendi:
“Rum tarafı, bir Helen adasının hakimi, tek sahibi gibi görülürken, Türk tarafı azınlık statüsüne indirgenmek istenmektedir. Eşitlik olmadan masaya oturursanız, eşitlik olmadan kalkarsınız. Bu anlayışla 60 yıllık müzakere süreci başarısız olmuştur. BM bu hatayı yaptı, 2004’te AB de aynı hatayı tekrarladı. Şimdi bizden bu hatalarını yasallaştırmamızı bekliyorlar. Çok beklersiniz.”
AB’nin Kıbrıs’taki Türk varlığına “işgalci” muamelesi yaptığı sürece adadaki gerçeklerden uzak kalacağını belirten Ertuğruloğlu; KKTC’nin iki egemen eşit devlet ve eşit uluslararası statü politikasından geri adım atmayacağını, “Bizim devletimiz var, ana vatanımız var, askerimiz var. Kimse bizi kandırma umuduyla buraya gelmesin” ifadeleriyle ilan etti.
“Tek Gerçek Garantör Türkiye Cumhuriyeti’dir”
Kıbrıs’ın güvenliğini sağlayan uluslararası anlaşmaları ve garantörlük mekanizmasını değerlendiren Ertuğruloğlu, adadaki üç garantör ülkeden ikisinin sınıfta kaldığını belirtti:
-
Yerine Getirilmeyen Görevler: İngiltere ve Yunanistan’ın tarih boyunca garantörlük sorumluluklarını kasıtlı olarak çiğnediği veya görmezden geldiği hatırlatıldı.
-
Vazgeçilmez Hak: Adada yükümlülüklerini yerine getiren tek gücün Türkiye olduğunu ifade eden Ertuğruloğlu, “Türkiye’nin tek taraflı müdahale hakkı, Kıbrıslı Türkler için vazgeçilmezdir. Biz de bundan asla vazgeçmeyeceğiz” dedi.
“Barış Harekatı Sorunun Başlangıcı Değil, Çözümüdür”
Adadaki krizin başlangıcını 1974 yılına sabitlemeye çalışan dezenformasyon siyasetine karşı tarihi belgeleri işaret eden Dışişleri Bakanı, asıl kırılmanın 1963’teki Rum saldırganlığı ve ortaklık devletinin gasp edilmesiyle başladığını vurguladı:
“Kıbrıs Barış Harekatı sorunun başlangıcı değil, bir anlamda çözümüdür. Türk Silahlı Kuvvetlerinin 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a müdahalesiyle Ada’daki Türk halkı bir soykırımdan kurtularak yeniden hayata tutunmuştur. Mehmetçik ve Mücahit’in omuz omuza mücadelesiyle Kıbrıs’ın bir Helen adası olması engellenmiştir.”
Türk ordusunun her zaman caydırıcı ve barışı koruyan bir misyon üstlendiğini ifade eden Ertuğruloğlu, harekatın kahraman şehitlerini rahmetle, gazilerini minnetle andı. Türkiye’nin sarsılmaz gücü adada olduğu sürece Kıbrıs Türk halkının bir daha asla geçmişteki acı günleri yaşamayacağının altını çizdi.
