
İki eski dost, yılların ardından buluşmuşlardı. Biri içeride, karanlıkta; diğeri dışarıda, koridorda. Aralarında sadece bu kapı vardı.
“Gel,” dedi içerideki.
“Hayır,” dedi dışarıdaki. “Sen çık.”
Sessizlik uzadı. Sonra içeriden bir sigara yakıldı. Közü kapı aralığından göründü.
“Bu son sigaram,” dedi içerideki. “Bitince çıkacağım.”
Dışarıdaki bekledi. Sigara yavaş yavaş kısaldı, köz kapıya değdi, sonra söndü.
Kapı hâlâ aralıktı. Ama içeriden hiç ses gelmiyordu artık.
Dışarıdaki başını eğdi, uzaklaştı. Söz yerine gelmemişti; ama sözler zaten hep böyle biterdi.
