Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

MİT Başkanı İbrahim Kalın’dan NATO Ankara Zirvesi’nde Kritik Ortaklık Mesajı

MİT Başkanı İbrahim Kalın, NATO Ankara Zirvesi kapsamında düzenlenen “Müttefikler Ankara’da” programında önemli açıklamalarda bulundu. Kalın, İttifak içinde güçlü ortaklık ve eşit ilişkinin kritik önem taşıdığını vurgularken, stratejik dayanıklılık, kapasite paylaşımı ve ortak sorumluluk kavramlarına dikkat çekti.

MİT Başkanı İbrahim Kalın, NATO Ankara Zirvesi kapsamında düzenlenen "Müttefikler

Dünya Aynı Anda Çoklu Kriz Yaşıyor

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, dünyanın belirsizlik, kutuplaşma ve parçalanma gibi köklü değişimleri eş zamanlı olarak yaşadığını dile getirdi. Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre Kalın, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Münih Güvenlik Konferansı (MSC) ve Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) iş birliğiyle Ankara Palas’ta düzenlenen programda konuştu.

Güvenliğin Tanımı Değişiyor

Güvenliğin artık yalnızca askeri bir kavram olarak ele alınamayacağını belirten Kalın, NATO İttifakı’nın bu yeni gerçeğe uyum sağlaması gerektiğini söyledi. Bu sorumluluğa ilişkin Kalın şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bu (durum) da hepimize, stratejik güvenlik ortamına katkı verme sorumluluğu yüklüyor.”

Stratejik rekabet, kutuplaşma ve parçalanma gibi süreçlerin aynı anda yaşandığını belirten Kalın, güvenlik, tehdit ve kimlik kavramlarının hibrit bir yapıya evrildiğini vurguladı. Bu dönüşüme ilişkin Kalın şunları söyledi:

“Uluslar, sınırlar, devletler gibi geleneksel tanımlar hibrit ve çok boyutlu hale geldi ve bu durum devlet, bireyler, toplumlar, güvenlik ittifakları tanımının yeniden değerlendirilmesini gerektiriyor.”

Eşit Ortaklık Vurgusu

İttifak içinde güçlü ortaklık ve eşit ilişkinin taşıdığı kritik öneme dikkat çeken Kalın, son yıllarda üye devletler arasında tutarlılık ve eşitlik eksikliğinin İttifak’a yönelik iç eleştirilerden biri haline geldiğini belirtti. Kolektif güvenlik anlayışının temelde “Herkes güvende olmadan hiçbirimiz güvende değiliz” fikrine dayandığını aktaran Kalın, İttifak metnindeki yükümlülüğe dair şu açıklamayı yaptı:

“Bu yüzden İttifak’ın metninin içinde ‘bir üye devlet tehdit altındaysa veya saldırı ile karşılaşırsa tüm üyelerin buna yanıt vermesi isteniyor’ ancak bu her zaman uygulanmamıştır.”

“Tamamlayıcılık İttifak’ın Önemli Bir Unsurudur”

Stratejik dayanıklılık ve önleyici diplomasinin mevcut güvenlik ortamında kritik unsurlar olduğunu belirten Kalın, dayanıklılığın güvenlik sorunlarıyla başa çıkacak yeterli sermayeye ve derinliğe sahip olunması anlamına geldiğini ifade etti. İttifak bünyesinde kapasite paylaşımının önemine değinen Kalın şu ifadeleri kullandı:

“Hiçbir üye ülke dünyadaki tüm kapasitelere sahip olamaz, bu yüzden paylaşım önemlidir. Tamamlayıcılık İttifak’ın önemli bir unsurudur. Bu nedenle, stratejik ittifak kolektif bir kavramdır. Her üye kendi stratejik egemenliğine, bağımsızlığına veya direncine sahip olmaya çalışır ancak tüm bu farklı kapasiteler birleştirildiğinde anlamlıdır; bu nedenle İttifak içi güvenlik programları, savunma sanayisi programları son derece önemlidir ancak yine ortak sorumluluk kavramına dayanmalıdır.”

Savunma sanayisinde endüstriyel kapasitelerin paylaşılmasının önleyici kapasiteler doğuracağını belirten Kalın, caydırıcılık kavramına ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

“Caydırıcılık, temelde, herhangi bir rakibi ya da tehdidi ortaya çıkmaya başlamadan önleyecek yeterli yeteneğe sahip olmanız anlamına gelir.”

“Belirsizlik Mutlaka Kaos Anlamına Gelmez”

Stratejik güvenlik ortamının güvenilir tutulmaması halinde çatışma ve savaşların kaçınılmaz hale geleceğini belirten Kalın, NATO’nun kolektif stratejik güvenlik yatırımları yapmasının önemine dikkat çekti. Birlik ile çeşitlilik arasındaki dengeye ilişkin Kalın şunları söyledi:

“Belirsizlik zamanımızın bir özelliği ancak belirsizlik mutlaka kaos anlamına gelmez. Belirsizlik size birden fazla düzeyde düşünme fırsatı verebilir. Belirsizlik sizi plan A, plan B, plan C yapmaya zorlayabilir. Eğer Plan A işe yaramazsa, Plan B’yi değiştirmek zorunda kalırsınız. Bence bu hepimizi daha dayanıklı kılar.”

Türkiye’nin NATO’daki Konumuna Dikkat Çekti

NATO için tek bir merkez tanımının bulunmadığını düşündüğünü ifade eden Kalın, güç, asker sayısı, kapasite ve endüstriyel katkı gibi kriterler dikkate alındığında Türkiye’nin dünyanın en büyük ve en güçlü savunma sanayilerinden birine sahip olduğunu vurguladı. Türkiye’nin ikinci en büyük orduya sahip olması nedeniyle önemli bir konuma yükseldiğini, Orta Doğu, Orta Asya, Karadeniz, Rusya ve Afrika gibi farklı bölgelerle etkileşim kurabildiğini belirtti.

Uluslararası literatürde Türkiye’nin “NATO’nun güney kanadı” olarak nitelendirildiğinin farkında olduğunu belirten Kalın, bu tanıma ilişkin şu değerlendirmeyi paylaştı:

“Doğru ama İngiltere’yi NATO’nun kuzey kanat ülkesi olarak adlandırıyor muyuz? Hayır, adlandırmıyoruz. Türkiye’nin sürekli NATO’nun güney kanat ülkesi olarak tanımlanması anlaşılmaz bir durum. NATO’nun bir tane merkezi var, o da Brüksel’de. Bunun dışında merkez-çevre ilişkisi tanımlamasını doğru bulmuyoruz. NATO’da müttefikler arasında hiyerarşiler kurulmasını kabul etmiyoruz. Eşit ilişki temelinde işbirliğini esas alıyoruz.”

Zirve Ankara’da İki Gün Sürecek

Türkiye’nin ev sahipliğinde başlayan ve iki gün sürecek NATO Ankara Zirvesi’ne 32 üye ülkenin liderlerinin yanı sıra Asya-Pasifik bölgesindeki bazı NATO ortakları ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy gibi çeşitli davetliler katılıyor. Zirve kapsamında liderler ilk olarak bugüne kadarki en kapsamlı NATO Savunma Sanayi Forumu’nda bir araya geldi. Ana gündem maddelerinin ele alınacağı oturumlar ise yarın gerçekleştirilecek.

Zirvede, transatlantik ilişkilerde son dönemde yaşanan gerginliklere rağmen müttefiklerin birlik ve dayanışma mesajı vermesi bekleniyor. Gündemin öne çıkan başlıkları arasında Avrupa’nın konvansiyonel savunmada liderlik üstlenmesi ve ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığının yeniden değerlendirilmesini öngören “NATO 3.0” vizyonu yer alıyor. Ukrayna’ya desteğin geleceğinin de gündeme geleceği zirvede, müttefiklerin savunma harcamaları ve savunma sanayi üretim kapasitelerini artırma yönünde taahhütte bulunmaları bekleniyor. NATO Ankara Zirvesi, uluslararası basının en yoğun ilgi gösterdiği NATO zirvelerinden biri olarak da öne çıkıyor