“İzolasyonlara Son Verin” Çağrısı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, KKTC’nin 43 yıldır güçlü kurumları ve yerleşik demokrasi kültürüyle rüştünü ispat etmiş bağımsız bir devlet olduğunu vurguladı. Uluslararası toplumun adadaki gerçekleri artık kabullenmesi gerektiğini belirten Yılmaz, dünyaya şu net çağrıyı yaptı:
“Uluslararası toplumu, Kıbrıs Türkü’nün sesini duymaya, iradesine saygı göstermeye ve uzun yıllardır devam eden insanlık dışı izolasyonlara son vermeye davet ediyoruz.”
Doğu Akdeniz’de Net Duruş: “Türkiye’siz Girişimler Başarısızlığa Mahkumdur”
Konuşmasında Doğu Akdeniz’deki enerji denklemlerine ve jeopolitik hamlelere de geniş yer ayıran Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin ve KKTC’nin Mavi Vatan’daki haklarının gasp edilmesine göz yumulmayacağının altını çizdi. Kıbrıs’ın bölgesel güç rekabetlerinin merkezine çekilmesinin adadaki istikrara zarar vereceğini ifade eden Yılmaz, stratejik kırmızı çizgileri şu sözlerle özetledi:
-
İstikrar Riski: Kıbrıs’ın bölgesel rekabetlerin merkezine çekilmesi, taraflardan hiçbirine güvenlik sağlamayacak, aksine yıllardır korunan istikrarı tehlikeye atacaktır.
-
Meşru Çıkarlar: Türkiye’nin yer almadığı, Kıbrıs Türkü’nün haklarının ve Doğu Akdeniz’deki meşru çıkarlarımızın yok sayıldığı hiçbir girişimin başarıya ulaşamayacağı bilinmelidir.
“Garantör Türkiye Her Zaman Kıbrıs Türkü’nün Yanında”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin 1974’teki aynı kararlılıkla adadaki barışın ve güvenliğin teminatı olduğunu belirterek konuşmasını tarihi bir mesajla tamamladı:
“Anavatan ve garantör Türkiye, Kıbrıs Türkü’nün özgür, onurlu ve güvenli biçimde yaşaması için KKTC’nin yanında olmaya devam edecektir. Kıbrıs hiçbir zaman bir Rum adası olmayacaktır.”
