2011 Ziyareti: İnsani Yardımdan Stratejik Ortaklığa
Panelde konuşan Toronto Üniversitesi Secure Futures Lab Araştırmacısı Ebuzer Demirci, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2011 yılındaki ziyaretinin Somali için kritik bir kırılma noktası olduğunu vurguladı. Ziyaretin, ülkenin iç savaş, kıtlık ve terörle mücadele ettiği bir dönemde uluslararası toplumun dikkatini yeniden Mogadişu’ya çektiği belirtildi.
-
Tarihi Bağlar: Osmanlı döneminden itibaren Kızıldeniz ve Hint Okyanusu’nda kurulan temaslar, Ahmed Gurey ve Seyyid Muhammed Abdullah Hasan dönemlerindeki dayanışma örnekleriyle hatırlatıldı.
-
Gelişen İş Birliği: İnsani yardımlarla başlayan sürecin; Türk Hava Yolları uçuşları, liman-havalimanı yatırımları, TİKA, YTB ve Türkiye Maarif Vakfı projeleriyle derinleştiği ifade edildi.
-
Yeni Alanlar: İki ülkenin artık hidrokarbon, mavi ekonomi, uzay teknolojileri ve stratejik liman işletmeciliği gibi yüksek katma değerli alanlarda iş birliğini konuştuğu kaydedildi.
“Somali Küresel Ticaret ve Güvenlikte Belirleyici Olacak”
SETA Dış Politika Araştırmacısı Dr. Tunç Demirtaş ise Türkiye ile Somali arasındaki diplomatik ilişkilerin 60. yılına denk gelen bu dönemin önemine değindi.
Demirtaş, Somali’nin jeopolitik konumuna ve geleceğine dair şu değerlendirmelerde bulundu:
“Somali, yalnızca Afrika Boynuzu açısından değil; Doğu Afrika, tüm kıta ve küresel sistem bakımından giderek daha kritik bir aktör haline geliyor. Küresel ticaret yollarındaki konumu ve uluslararası güvenlik mimarisindeki artan rolüyle Somali, gelecek 10 yıl içerisinde bölgesel ve küresel sistemin belirleyici ülkelerinden biri olabilir.”
Diplomatik ve Ekonomik Kazanımlar
Panelde ayrıca Somali’ye yönelik uluslararası silah ambargosunun kaldırılması, ülkenin Doğu Afrika Topluluğuna katılması, Birleşmiş臨界 BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliği ve dış borçlarının önemli bir kısmının silinmesi gibi son dönemdeki stratejik başarılara dikkat çekildi.
