Eski Finlandiya Savunma Bakanı Antti Kaikkonen; Finlandiya’nın NATO üyeliği, Rusya ile olan 1300 kilometrelik kara sınırı, Baltık Denizi’nde tırmanan gerilim, hibrit tehditler ve Türkiye ile yürütülen savunma sanayisi işbirliğine dair kritik açıklamalarda bulundu.
“Türkiye Benzersiz Bir Stratejik Müttefik”
Türkiye’nin askeri gücü ve gelişmiş savunma sanayisine dikkat çeken Kaikkonen, Ankara’nın Avrupa, Karadeniz ve Orta Doğu arasındaki jeopolitik konumuna vurgu yaptı. İki ülke arasında imzalanan Savunma Sanayisi İşbirliği Mutabakat Muhtırası’nın önemine değinen Kaikkonen, “NATO müttefikleri olarak Finlandiya ve Türkiye, savunma işbirliklerini daha da derinleştirmek için oldukça uygun bir konumda” değerlendirmesinde bulundu.
Baltık Denizi’nde Tırmanan Gerilim Ve “Baltic Sentry”
Baltık Denizi ve sınır hattında güvenlik risklerinin arttığını belirten eski Bakan, düzensiz göçün araçsallaştırılmasına karşı yürürlükte olan Sınır Güvenliği Yasası’nın önemine değindi. Kaikkonen, bölgedeki kritik altyapı tesislerini korumak adına NATO bünyesinde “Baltic Sentry” (Baltık Nöbetçisi) girişiminin başlatıldığını ve Finlandiya’nın olası bir tehdide karşı hızlı yanıt verme kapasitesine sahip olduğunu söyledi.
“Avrupa’nın Savunma Sanayisi Yetersiz Kalıyor”
Avrupa’nın mevcut savunma sanayisi üretim kapasitesini eleştiren Kaikkonen, Ukrayna’daki savaşın mühimmat, hava savunma sistemleri, İHA’lar ve füze stoklarındaki ciddi eksiklikleri gözler önüne serdiğini belirterek Avrupalı müttefiklerin üretim kapasitelerini acilen artırmaları gerektiğini savundu.
Rus Askeri Gücü Sınırda 80 Bini Bulabilir
Rusya’nın Leningrad Askeri Bölgesi’nde yürüttüğü askeri reformlara da değinen Kaikkonen, Ukrayna’daki savaşın seyrine bağlı olarak önümüzdeki 2 ila 4 yıl içinde Finlandiya sınırındaki Rus asker sayısının 30 binden yaklaşık 80 bine çıkarılabileceği öngörüsünü paylaştı. Kaikkonen, savaş devam ettiği sürece ani bir yığınak beklemediklerini ancak uzun vadede Avrupa ile Rusya arasındaki diyaloğun bir noktada yeniden başlaması gerekeceğini ifade etti.
