Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İletişim Başkanı Burhanettin Duran’dan AB’ye Sert Tepki: Stratejik Öngörüden Uzak!

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Avrupa Birliği’nin (AB) 15 Temmuz’da yayımladığı “Ortak Anlayış” belgesinde Türkiye’ye yönelik değerlendirmelerine çok sert tepki gösterdi. Duran, AB’nin bu yaklaşımının objektiflikten uzak olduğunu ve Türkiye’nin aday ülke statüsünü açıkça görmezden geldiğini belirtti.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Avrupa Birliği'nin (AB) 15 Temmuz'da

“AB’nin Vizyon Eksikliğini Ortaya Koyuyor”

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, AB’nin Türkiye’ye karşı sergilediği tutumu eleştirerek, belgede yer alan ifadelerin Avrupa’nın ortak geleceğine katkı sunmadığını vurguladı.

Duran, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’nin aday ülke statüsünü yok sayan bu yaklaşım, AB’nin ortak geleceğe ilişkin vizyon eksikliğini bir kez daha ortaya koymaktadır. NATO Ankara Zirvesi’nde Türkiye’nin Avrupa-Atlantik güvenliği açısından taşıdığı vazgeçilmez rol açık şekilde teyit edilmişken, bu gerçeği görmezden gelen ifadeler yapıcı diyaloğa katkı sunmamaktadır.”

“Kalıcı Çözüm Tarafsız ve Gerçekçi Yaklaşımla Mümkün”

AB’nin özellikle Doğu Akdeniz ve Kıbrıs meselelerindeki kronikleşmiş ön yargılarına da değinen Duran, birliğin tek taraflı tezleri savunmaktan vazgeçmesi gerektiğini belirtti:

  • Hukuki ve Tarihi Gerçekler: Doğu Akdeniz ve Kıbrıs konularında AB tarafından tekrarlanan tek taraflı iddiaların uluslararası hukuku ve tarihi gerçekleri yansıtmadığı ifade edildi.

  • Hakkaniyet ve Saygı: Kalıcı bir çözümün ancak hakkaniyeti esas alan, tarafsız ve gerçekçi bir yaklaşımla mümkün olabileceği vurgulandı.

  • Sorumluluk Çağrısı: AB’nin ön yargılardan sıyrılarak, karşılıklı saygı ve ortak çıkarlar temelinde daha sorumlu ve yapıcı bir söylem benimsemesinin önemine dikkat çekildi.