Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İsrail Siyasetinde Egemenlik Depremi: Kabine ve Muhalefetten Netanyahu’ya “Kukla” ve “Vasal Devlet” Suçlaması!

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Beyrut’un Dahiye bölgesine planladığı kritik hava harekatının ABD Başkanı Donald Trump’ın son dakika müdahalesiyle iptal edilmesi, Tel Aviv koridorlarında eşi benzeri görülmemiş bir siyasi krizi tetikledi. Muhalefet liderleri Netanyahu’yu “kukla” olmakla suçlarken, kendi kabinesinden bile “Trump’a hayır deme vakti geldi” sesleri yükseliyor. İşte Orta Doğu dengelerini altüst eden İsrail siyasi krizinin perde arkası…

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Beyrut’un Dahiye bölgesine planladığı kritik hava

Orta Doğu’da askeri gerilim ve diplomatik hamleler tüm sıcaklığıyla sürerken, İsrail iç siyaseti Washington’dan gelen son dakika hamlesiyle adeta infial noktasına geldi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, Hizbullah’ın kalbi konumundaki Beyrut’un Dahiye bölgesine yönelik geniş çaplı bir hava saldırısı talimatı verdiği, ancak bu operasyonun ABD’nin doğrudan müdahalesiyle durdurulduğu iddiası Tel Aviv’de bomba etkisi yarattı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail ve Hizbullah arasında bir “saldırmama mutabakatı” sağlandığını resmen duyurması, Netanyahu’nun hem askeri otoritesini hem de ülkenin ulusal egemenliğini sert tartışmaların odağına yerleştirdi.

Muhalefet Cephesinden Ağır İthamlar: “Tam Anlamıyla Bir Vasal Devlet Olduk!”

Saldırı planının son anda rafa kaldırılması ve Trump’ın arabuluculuk açıklamaları, uzun süredir Netanyahu hükümetini devirmek için fırsat kollayan muhalefet blokuna güçlü bir koz verdi.

İsrail siyasetinin en şahin figürlerinden biri olan eski Savunma Bakanı ve İsrail Evimiz Partisi lideri Avigdor Liberman, yaşanan geri adımı çok sert sözlerle eleştirdi. Netanyahu’nun bağımsız karar alma yetisini kaybettiğini savunan Liberman, Başbakan için doğrudan “O artık bir başbakan değil, sadece bir kukla” ifadesini kullandı.

Krizin derinleştiğini belirten eski Başbakan Naftali Bennett ise hükümetin kontrol mekanizmalarını tamamen yitirdiğine dikkat çekerek, “İsrail yönetimi kendi egemenliği üzerindeki kontrolünü kaybetti. Şu an devletin her köşesinde tam anlamıyla bir kaos hakim” değerlendirmesinde bulundu. Bennett’in siyasi ortağı ve mevcut ana muhalefet lideri Yair Lapid ise çıtayı daha da yükselterek, İsrail’in dış politikada bağımsızlığı kalmamış “tam anlamıyla bir vasal devlet” konumuna düşürüldüğünü iddia etti.

“Güçlü bir başbakan, ABD Başkanı’na mümkün olduğunda ‘evet’ der ve gerektiğinde ‘hayır’ der, demiştiniz. Şimdi dostumuza, Başkan Trump’a ‘hayır’ deme zamanı!”

Itamar Ben-Gvir (İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı)

Kendi Kabinesinden İsyan: Likud ve Aşırı Sağın “Trump” Resti

Yaşanan bu “egemenlik krizi” sadece muhalefet kanadıyla sınırlı kalmadı; Netanyahu’yu asıl sarsan darbe kendi koalisyon ortaklarından ve kendi partisinin milletvekillerinden geldi.

Hükümetin radikal kanadını temsil eden Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Netanyahu’nun geçmişteki siyasi retoriğini yüzüne vurarak stratejik bir rest çekti. Ben-Gvir, Başbakan’ın daha önce sarf ettiği “Güçlü liderler dostlarına gerektiğinde hayır diyebilir” sözünü hatırlatarak, Beyrut operasyonundan çekilinmesine sert tepki gösterdi ve Trump’ın dayatmalarının reddedilmesini talep etti.

Netanyahu’nun kendi partisi Likud içerisinden de çatlak sesler yükseldi. Likud Milletvekili Dan Illouz, Başbakan’ın Mayıs 2024’teki tarihi meydan okumasına atıfta bulunarak, “Sayın Başbakan, ‘Eğer İsrail yalnız kalmaya zorlanırsa, yalnız kalacak’ demiştiniz. İşte o sözün bugün tam anlamıyla geçerli olması gereken dönüm noktasındayız” diyerek, ABD’ye karşı dik durulması gerektiği mesajını verdi.

Krizin Anatomisi: Siyasi Aktörlerin Netanyahu Eleştirileri

Siyasi Aktör Hükümetteki/Siyasetteki Konumu Netanyahu’ya Yönelik Temel Eleştirisi
Avigdor Liberman Muhalefet (İsrail Evimiz Lideri) Bağımsız karar alamadığını iddia ederek “Kukla” suçlaması yöneltti.
Yair Lapid Ana Muhalefet Lideri İsrail’in ABD karşısında “Vasal bir devlet” konumuna düştüğünü savundu.
Itamar Ben-Gvir Ulusal Güvenlik Bakanı (Koalisyon Ortağı) Trump’ın baskılarına boyun eğildiğini belirterek “Hayır deme vakti” çağrısı yaptı.
Naftali Bennett Eski Başbakan Hükümetin devlet egemenliği üzerindeki kontrolü kaybedip kaos yarattığını söyledi.

Dahiye Planının Perde Arkası: İran ve ABD Hattında Ne Oldu?

İsrail askeri kaynaklarından sızan bilgilere göre, sabah saatlerinde orduya bizzat Netanyahu tarafından verilen Lübnan’ın başkenti Beyrut’un Dahiye bölgesine yönelik hava harekatı emri, bölgedeki tüm dengeleri değiştirebilecek güçteydi. Ancak hamlenin sızmasıyla birlikte, bölgesel bir savaşı engellemek isteyen Trump yönetimi son dakika diplomasisi yürüttü.

Eş zamanlı olarak İran’ın, İsrail’in Lübnan’a yönelik durdurulamaz agresyonu nedeniyle arabulucular üzerinden Washington ile yürüttüğü dolaylı mesaj trafiğini tamamen kestiğini açıklaması Beyaz Saray’ı kırmızı alarma geçirdi. Donald Trump’ın devreye girerek taraflar arasında “birbirine saldırmama mutabakatı” sağlandığını ilan etmesi, İsrail ordusunun operasyonu askıya almasına neden oldu. Bu durum, İsrail iç kamuoyunda “ordu ve siyaset üzerinde Amerikan vesayeti” tartışmalarını kalıcı hale getirdi.

Sonuç olarak; Trump ve Hizbullah arasında sağlanan bu uzlaşı dış dünyada geçici bir nefes alma alanı olarak sunulsa da, Tel Aviv yönetiminin kendi içinde derin bir meşruiyet krizine yol açmış durumda. Netanyahu’nun içeride yükselen bu milliyetçi ve egemenlikçi tepkilere karşı koltuğunu nasıl koruyacağı önümüzdeki günlerin en kritik sorusu olmaya aday.