Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından derinleştirilen soruşturmada; şüpheli savaş uçağı hareketlilikleri, örgütün mahrem imamlarının kaza öncesi ve sonrasındaki yoğun seyahat trafiği, kripto haberleşme kayıtları ve çarpıcı itirafçı beyanları dosyaya girdi. Soruşturma kapsamında, 2’si zaten cezaevinde olan toplam 29 şüphelinin savcılığa ifade vermesi bekleniyor.
1. Radardan Kaybolan F-4 ve “Ölümcül Türbülans” Tezi
Yargı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, helikopterin kırıma uğradığı anlarda bölgede uçuş yapan askeri jetlerin hareketleri mercek altına alındı.
-
Bölgedeki Jetler: Olay anında Amasya 5. Ana Jet Üssü’nden kalkan iki F-16 ile Malatya Erhaç Havalimanı’ndan kalkan bir F-4 savaş uçağının bölgede olduğu tespit edildi.
-
Sistemden Gizlenme: Radar kayıtlarında, söz konusu F-4 uçağının belirli bir süre sistemde görünmediği saptandı. Bu durumun; radar kapatma, ani irtifa değişikliği ya da çok alçak uçuş nedeniyle gerçekleştiği değerlendiriliyor.
-
Yapay Türbülans Etkisi: Devlet Denetleme Kurulu (DDK) raporlarında da yer alan, “savaş uçaklarının alçak uçuşları sırasında oluşturduğu hava basıncı ve türbülansın helikopterler için ölümcül sonuçlar doğurabileceği” tezi, geçmiş emsal vakalarla birlikte dosyaya eklendi.
2. Şüpheli Pilotun “Adil Öksüz” ve “Akıncı Üssü” Bağlantısı
Şüpheli F-4 uçağının pilotu Ali Armağan‘ın geçmişi ve ilişkiler ağı, soruşturmanın en somut FETÖ bağlantılarından birini oluşturdu:
-
Zamanlama: Pilot Ali Armağan, kazadan sadece 5 gün önce “uçuş saatini tamamlamak” gerekçesiyle Malatya’ya geldi. Armağan, sonraki süreçte FETÖ üyeliğinden mahkum edildi.
-
Mahrem Hat ve İletişim: Armağan’ın 2010 yılından itibaren örgütün gizli operasyonel hatlarını kullandığı ve dönemin “Hava Kuvvetleri mahrem imamı” Adil Öksüz ile yoğun bir iletişim trafiğine sahip olduğu belirlendi.
-
Gülen’in Kitabındaki Parmak İzi: En somut delillerden biri ise Adil Öksüz’ün evinde yapılan aramalarda ele geçirilen ve örgüt elebaşı Fetullah Gülen tarafından bizzat imzalanan bir kitapta, pilot Ali Armağan’ın eşine ait parmak izinin bulunması oldu.
3. Mahrem İmamların Kaza Trafiği ve ABD Seyahatleri
Hava Kuvvetleri mahrem yapılanmasının kazanın hemen öncesi ve sonrasında adeta alarm durumuna geçerek yurt içi ve yurt dışı seyahatler gerçekleştirdiği saptandı:
-
Kazadan 4 Gün Önce: Hava Kuvvetleri mahrem imamı Erol Sağlam, Malatya’ya giderek oradaki mahrem imam Ali Cingitaş ile buluştu.
-
Kazadan 2 Gün Önce: İki ismin ortak irtibatı Cağfer Sarıkaya; darbe girişiminin kilit isimleri Adil Öksüz ve Harun Biniş ile birlikte ABD’ye uçtu.
-
Kazadan 5 Gün Sonra: Malatya mahrem imamı Ali Cingitaş İstanbul’a giderek, darbe girişiminin Akıncı Üssü yöneticilerinden Kemal Batmaz ile yüz yüze görüştü.
4. ByLock Konuşmaları: “Tereyağından Kıl Çeker Gibi Halledildi”
Örgütün mülki idare mahrem yapılanmasında görevli Ömer Hakan Kısıkkaya ile Elazığ il imamı Mehmet Durakoğlu arasındaki ByLock yazışmaları, kazanın örgüt içindeki yansımasını deşifre etti.
Yazışmalarda Durakoğlu’nun, olayın hemen ardından İzmir’e giderek üst düzey sorumlularla görüştüğünü, İstanbul’da özel bir heyet toplandığını ve “tereyağından kıl çeker gibi işin halledildiğini” yazdığı belirlendi. Mesajların devamında, ABD’deki örgüt elebaşı Fetullah Gülen’in bu olay için “sürecin en sıkıntılı hadisesiydi” ifadesini kullandığı kayıtlara geçti.
5. “Teklifi Reddedince ‘Ortadan Kaldırın’ Talimatı Verildi”
Soruşturma dosyasında, Adıyaman TEM Şube Müdürlüğü’ne bizzat giderek teslim olan eski bir örgüt üyesinin itiraf niteliğindeki şu beyanları yer aldı:
“Örgütün tepe yönetiminden bir isim, Muhsin Yazıcıoğlu’na giderek örgütün yanında yer alması yönünde bir teklif götürdü. Ancak Yazıcıoğlu bu teklifi sert bir dille reddetti. Bu reddin ardından örgüt elebaşı Fetullah Gülen, önce Yazıcıoğlu’nun açıklarının ve zaaflarının araştırılmasını istedi. Herhangi bir açık bulunamayınca da doğrudan ‘ortadan kaldırın’ talimatını verdi.”
