Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

NATO Genel Sekreteri Rutte’den Övgü: “Türkiye, İttifak İçin Son Derece Önemli”

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek tarihi Ankara Zirvesi öncesinde, Brüksel’deki NATO Karargahı’nda Anadolu Ajansı’nın (AA) sorularını yanıtladı. Transatlantik ilişkilerde ve küresel güvenlik mimarisinde dönüm noktası olması beklenen zirve öncesinde Rutte; Türkiye’nin askeri gücü, dev savunma sanayisi ve yeni küresel askeri doktrin olan “NATO 3.0” hakkında hayati açıklamalarda bulundu.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek

1. “Türkiye İttifakın En Güçlü Ordularından Biri”

Türkiye’nin 1952 yılından bu yana ittifakın sarsılmaz bir sütunu olduğunu belirten Genel Sekreter Mark Rutte, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Türk savunma sanayisinden övgüyle bahsetti:

  • TSK’nın Gücü: “Türkiye, NATO açısından son derece önemli bir ülke. Bugün de NATO’nun en güçlü ordularından birine sahip. Türk Silahlı Kuvvetleri son derece iyi donanımlı ve iyi eğitimli.”

  • Devasa Savunma Altyapısı: Türkiye’nin yaklaşık 3 bin şirketten oluşan muazzam bir savunma sanayisi ekosistemine sahip olduğunu belirten Rutte, nisan ayında gerçekleştirdiği ASELSAN ziyaretinden çok etkilendiğini dile getirdi. Türk şirketlerinin Ukrayna savaşından edinilen dersleri hızla inovasyona ve üretime yansıttığını vurguladı.

  • Savunma Sanayi Forumu Ankara’da: Savunma sanayisi üretim kapasitesinin küresel caydırıcılığın anahtarı olduğunu ifade eden Rutte, bu nedenle zirvenin ilk gününde düzenlenecek kritik Savunma Sanayi Forumu için en doğru adresin Ankara olduğunu söyledi.

2. “NATO 3.0” Dönemi: ABD’ye Bağımlılık Azalıyor, Avrupa Sorumluluk Alıyor

Rutte, savunma literatüründe sıkça duyulmaya başlanan “NATO 3.0” kavramının ne anlama geldiğini ve getireceği yapısal dönüşümü şu sözlerle özetledi:

“NATO 3.0, ABD’ye aşırı bağımlı olunan ‘NATO 2.0’dan farklı bir yapıyı ifade ediyor. ABD nükleer ve konvansiyonel gücüyle yine Avrupa’da olacak; ancak bundan sonra Avrupa’nın ve Kanada’nın daha fazla sorumluluk ve finansman üstlendiği bir NATO göreceğiz. Avrupa ülkeleri, çok yakın bir gelecekte NATO’nun 3 Müşterek Kuvvet Komutanlığı’nın komutasını devralacak.”

Avrupalı müttefiklerin sadece 2 yıl içinde savunmaya 250 milyar dolarlık ilave kaynak ayırdığını belirten Rutte; Lahey Zirvesi’nin bir “taahhüt”, Ankara Zirvesi’nin ise bu taahhütlerin hayata geçirileceği bir “uygulama zirvesi” olacağını vurguladı.

3. Küresel Tehdit Dörtlüsü: “Geceleri Uykumu Kaçıran Şey Rusya”

İttifakın karşı karşıya olduğu en büyük varoluşsal tehditleri sıralayan Genel Sekreter, saf davranılmaması gereken küresel aktörlere dikkat çekti:

Tehdit Unsuru NATO’nun Bakış Açısı ve Öngörüsü
Rusya Uzun vadeli temel tehdit. Putin’in ayda 35 bin vatandaşının ölmesini/yaralanmasını göze aldığı akıl dışı bir saldırganlık yürütülüyor.
Çin Askeri kapasitesini hızla artırıyor. 2030 yılına kadar 1000 nükleer savaş başlığına ulaşması bekleniyor, saf davranılmamalı.
Kuzey Kore & İran Rusya ve Çin ile birlikte hareket eden, ittifakın radarına giren diğer iki odak ülke.
Terörizm NATO’nun 360 derecelik güvenlik perspektifinin en önemli parçası. Türkiye’nin bu konudaki istihbari ve siyasi liderliği kritik öneme sahip.

4. Avrupa Savunma Birliği Tartışmaları ve Türkiye’nin Konumu

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Savunma Komiseri Andrius Kubilius’un dile getirdiği, Türkiye ve İngiltere gibi AB üyesi olmayan güçleri dışlama riski barındıran “Avrupa Savunma Birliği” veya “Stratejik Özerklik” kavramlarına da değinen Rutte, net bir kapsayıcılık mesajı verdi:

“Bizim sürekli vurguladığımız konu kapsayıcılık. California’dan Ankara’ya kadar uzanan ve aradaki tüm müttefikleri kapsayan bir ittifak inşa etmeliyiz. AB üyesi olmayan Norveç, İzlanda, İngiltere ve Türkiye gibi müttefikler dışarıda bırakılarak muteber bir Avrupa güvenliği sağlanamaz. En kapsayıcı yapıyı oluşturduğumuz ölçüde güçlü oluruz.”