İstanbul Kongre Merkezi’nde 129 ülkeden 7 bini aşkın bilim insanının katılımıyla gerçekleşen IFOS 2026 Kongresi’nde konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İstanbul’un Doğu ile Batı arasında köprü kuran tarihsel rolünü vurguladı. Türkiye’nin PAB 150. Genel Kurulu, NATO Liderler Zirvesi ve Antalya Diplomasi Forumu gibi dev organizasyonlara ev sahipliği yaptığını hatırlatan Kurtulmuş, tıp alanında yaşanan küresel adaletsizliklere ve Gazze’deki sağlık krizine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.
“Dünyada Yaşanan Adaletsizliklerin En Çarpıcı Alanı Tıp Sektörüdür”
Teknolojik gelişmelerin en fazla tıp alanına yansıdığını ancak bu durumun derin bir eşitsizliği de beraberinde getirdiğini ifade eden Kurtulmuş, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bir tarafta dünyanın en büyük tıp merkezlerinde fevkalade büyük teknoloji ürünü imkanların kullanıldığı bir dünya, diğer tarafta temel tıp hizmetlerinden istifade edemeyen, tam bir yoksunluk içerisinde olan yüz milyonlarca insan. Bir taraf henüz hastalık ortaya çıkmadan önleyebilme imkanına sahipken, diğer taraf en ağır hastalıkların dahi tedavi edilemediği bir yoksunluk içerisindedir.”
İsrail Askerli Reklama Sert Tepki: “Gazze’deki Çocukları Görmüyorlar”
Gazze’de 3 yıldır devam eden yıkıma ve ampute kalan binlerce çocuğa dikkat çeken Kurtulmuş, spor giyim markası Adidas’ın tartışmalı reklam kampanyasını ve uluslararası toplumun çifte standardını hedef aldı:
“Dünyanın herhangi bir yerinde ampute edilmiş birisini, hem de bir İsrail askerinin reklamı üzerinden gündeme getirenler, Filistin’de ayakları ve kolları kesilen binlerce, on binlerce çocuktan maalesef bahsedemiyorlar. Bu büyük utanç insanlık için, uluslararası alanda hepimiz için yeter ve artar bile. Bombalanan bir ameliyathanede hiçbir tıbbi araç olmadan bir çocuğa müdahale edememenin vermiş olduğu ızdırap, bir tıp insanı için en büyük ızdıraptır.”
“Tıbbi Etik ve Küresel Sağlık Yönetimi Yeniden Tanımlanmalı”
Pandemi döneminde zengin ülkelerde dahi yoksullara sağlık hizmeti ulaştırılamadığını hatırlatan TBMM Başkanı Kurtulmuş; Dünya Sağlık Örgütü başta olmak üzere tüm uluslararası kuruluşların bu adaletsizliğe karşı harekete geçmesi gerektiğini belirtti. Tıbbi etiğin sadece geleneksel kurallarla sınırlı kalamayacağını vurgulayan Kurtulmuş, mazlum ve mağdur coğrafyalara sağlık imkanlarını ulaştırmanın yeni bir etik sorumluluk olduğunu ifade etti.
