Küresel siyasetin gözü kulağı ABD, İsrail ve İran arasındaki savaş sonrası diplomatik hamlelere çevrilmişken, ABD Başkanı Donald Trump’tan tansiyonu yükseltecek bir hamle geldi. Kendi sosyal medya platformu üzerinden bir paylaşım yapan Trump, Tahran yönetimine nükleer stoklar konusunda çok net şartlar koştu.
Görüşmelerin ana maddelerinden birini oluşturan nükleer kapasiteye değinen Trump, İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunun (nükleer toz) geleceğine dair yol haritasını çizdi.
“Ya Amerika’ya Teslim Edilecek Ya Da Yerinde Yok Edilecek”
Başkan Trump, müzakerelerin olumlu seyrettiğine dair daha önce verdiği mesajların ardından, uranyum stoklarının tasfiyesiyle ilgili şu sert ifadeleri kullandı:
“Zenginleştirilmiş uranyum ya buraya getirilip imha edilmek üzere derhal Amerika Birleşik Devletleri’ne teslim edilecek ya da tercihen İran’ın işbirliği ve koordinasyonu içinde Atom Enerjisi Komisyonu veya eşdeğeri bir kurumun şahitliğinde, yerinde ya da kabul edilebilir başka bir yerde imha edilecektir.”
Bu açıklama, iki ülke arasında Hürmüz Boğazı’nın yeniden ticarete açılması ve kalıcı ateşkes şartlarının uzatılması için yürütülen çerçeve anlaşma süreçlerinin tam ortasında geldi. İran’ın ise daha önceki süreçlerde ABD’nin stokları doğrudan teslim alma talebine mesafeli yaklaştığı biliniyor.
Müzakerelerin En Zorlu Virajı: Yaklaşık 400 Kilogram Uranyum var
İstihbarat ve diplomasi raporlarına göre, iki ülke arasındaki barış görüşmelerinin önündeki en büyük pazarlık maddesi, İran’ın elinde tuttuğu tahmin edilen yaklaşık 400 kilogram civarındaki zenginleştirilmiş uranyumun akıbeti.
Trump, Tahran yönetiminin nükleer silah elde etmesini engellemeyi, yürüttükleri askeri ve diplomatik doktrinin temel hedefi olarak tanımlıyor. Beyaz Saray, İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurmayı taahhüt etmemesi durumunda yeniden askeri seçeneklerin masaya gelebileceği sinyalini veriyor.
