Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Türkiye’deki seçim mevzuatının temelini oluşturan 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Kanunu ile demokrasi tarihinin dünyadaki ve Türk devlet geleneğindeki gelişim sürecini mercek altına aldı.
Türkiye’de Seçimlerin Yasal Dayanağı: 298 Sayılı Kanun
Yıldız, Türkiye’deki tüm seçim ve halk oylaması süreçlerinin 298 sayılı Kanun hükümlerine göre yürütüldüğünü belirterek şu başlıkların bu mevzuata tabi olduğunu vurguladı:
-
Cumhurbaşkanlığı seçimleri
-
Milletvekili genel seçimleri
-
Belediye başkanlığı ve belediye meclisi üyeliği seçimleri
-
Muhtarlık seçimleri
-
Anayasa değişikliklerine ilişkin halk oylamaları (referandumlar)
Dünyada Genel Oy Hakkının Tarihsel Gelişimi
Batı dünyasında oy hakkının kademeli ve sancılı bir süreçten geçerek 20. yüzyılda genel eşit hakka dönüştüğünü hatırlatan Yıldız, küresel Demokrasi tarihine dair şu dönüm noktalarını sıraladı:
-
ABD: 1789’daki ilk modern başkanlık seçiminde oy hakkı sadece mülk sahibi beyaz erkeklere tanınmıştı. Siyahların oy kullanmasının önündeki yasal engeller ancak 1965 yılındaki “Oy Hakkı Yasası” ile kalkabildi. Kadınlar ise oy hakkını 1920’de elde etti.
-
Fransa: 1789 Fransız Devrimi ile “ulusal egemenlik” kavramı doğdu ve seçimler meşruiyet aracı haline geldi. Ancak kadınlara oy hakkı ancak 1944 yılında verilebildi.
-
İngiltere: 1832, 1867 ve 1884 reformlarıyla oy hakkı kademeli olarak işçi sınıfı ile mülksüz erkeklere genişletildi. Kadınlar oy hakkına 1928’de kavuştu.
-
Finlandiya: 1906 yılında dünyada kadınlara oy hakkı tanıyan ilk Batılı ülkelerden biri oldu.
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Seçim Geleneği ve İlk Parlamento
Türk devlet geleneğinde modern anlamda seçimlerin 1876 Kânûn-ı Esâsî (Anayasa) ile başladığını aktaran MHP’li Yıldız, Türk parlamenter tarihinin başlangıcına dair şu detayları verdi:
“Seçimlerin uygulanması için ‘Talimat-ı Muvakkate’ adıyla geçici bir kanun hükmünde kararname çıkarılmıştı. Bu düzenleme sonucu yapılan seçimlerle belirlenen 80 Müslüman ve 50 gayrimüslim milletvekilinden oluşan ilk Parlamento, 19 Mart 1877 tarihinde Padişahın huzurunda ilk oturumunu yapmıştır.”
Osmanlı Türk Devletinde uygulanan iki kademeli (aşamalı) seçim sisteminin Türkiye Cumhuriyeti’nde 1946 yılına kadar kesintisiz kullanıldığını belirten Yıldız; 1921 Anayasası’ndaki eksikliklerin Kânûn-ı Esâsî hükümleriyle tamamlanmasının, “devlet-i ebed-müddet” idealinin sisteme doğrudan yansıması olduğunu ifade etti.
