AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin yıldönümü vesilesiyle Türkiye’nin demokrasi ve siyasi tarihine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Darbelerin ülkeye maliyetine değinen Yalçın, vesayet düzeninin gelişim üzerindeki engellerini aktardı.
“12 Eylül Trajedisi Ülkenin Gelişmesini Engelledi”
Darbelerin sadece gerçekleştiği dönemle sınırlı kalmadığını, geleceği de ipotek altına aldığını belirten Hasan Basri Yalçın, şu ifadeleri kullandı:
“1980 darbesi 12 Eylül’de oldu, orada bir trajedi yaşandı ve bitti değil. O trajedi, devamında bütün ülkenin gelişmesini, insan hakları bakımından ilerleme kaydedilmesini, demokratik kurumsallaşmasının oluşmasını engelleyen bir havayı yarattı. Vesayet mekanizması, ülkedeki iktidarı muktedir olmaktan uzak tutan bir mekanizmadır.”
“Hükümetler Demokles’in Kılıcı Altında Çalıştı”
Türkiye’de vesayet kurgusunun seçilmiş hükümetler üzerinde sürekli bir tehdit oluşturduğunu dile getiren Yalçın, AK Parti iktidarlarının bu yapıya karşı sergilediği tutuma değindi:
-
27 Nisan E-Muhtırası: Askerin seçilmiş iktidara yönelik muhtırasına karşı Türkiye tarihinde ilk kez boyun eğmeyen bir duruş sergilendiği vurgulandı.
-
15 Temmuz Dönüm Noktası: Milletin devletiyle bütünleşerek darbeler dönemini kapattığı ve seçilmemişlerin vesayetine son verdiği ifade edildi.
-
Darbecilerle Hesaplaşma: 1980 darbesini yapanların mahkeme karşısına çıkarılarak yargılanmasının sağlandığı hatırlatıldı.
“Vatandaşımıza Sivil Anayasa Borcumuz Var”
1982 Anayasası üzerinde yapılan değişikliklere rağmen anayasanın ruhu itibarıyla vesayetçi kaldığına dikkat çeken Yalçın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde sürdürülen sivil anayasa çalışmalarına işaret etti:
“Ruhu, dibacesi, özü itibarıyla yönetildiğimiz anayasa hala darbecilerin yaptığı bir anayasadır. Bu yüzden Cumhurbaşkanımız her seferinde ‘Bizim vatandaşımıza bir borcumuz var. Bu ülkeye gerçekten özgürlükçü, ülkenin geleceğini aydınlatacak bir anayasa borcumuz var’ ifadesini sık sık kullanıyor. Türkiye’nin geldiği mesafeye uygun sivil bir anayasayı kazandıracağımıza inanıyoruz.”
