“30 Yıl Önce Okula Annemin Filesinde Odun Götürürdüm”
Konuşmasında kendi öğrencilik yıllarından örnekler vererek Türkiye’nin eğitimde geldiği noktayı özetleyen Bakan Tekin, geçmiş ile günümüz arasındaki farkı şu sözlerle anlattı:
-
Kitap Çilesi Son Buldu: “Ben Rize’de öğrenciyken sadece bir kırtasiye vardı. Kitap siparişi verip parasını öderdik; kitaplar 3-5 ay sonra, ilk dönem bittiğinde gelirdi. Bugün ise okulların açıldığı ilk gün her çocuğun masasında yenilenen ders kitapları hazır bulunuyor.”
-
Sobalı Okullardan Akıllı Tahtalara: “Milattan önceden bahsetmiyorum, sadece 30 yıl öncesi. Sınıflarımızda soba bile yoktu, okula giderken annemin filesiyle odun götürürdüm. Bugün ise yaklaşık 450-500 bin yeni derslik yaptık. 650 bin sınıfımızın tamamında internet erişimi ve akıllı tahta donanımı mevcut. Artık çağdaş ülkelerle muadil, derslik ve öğretmen başına düşen öğrenci sayılarını konuşabiliyoruz.”
Muhalefete Sitem: “Önce Bir Teşekkür Etmeyi Öğrenin”
CHP’nin “Çocuklara bir öğün yemek bile veremiyorsunuz” eleştirilerine eski seçim beyannamelerini inceleyerek yanıt verdiğini belirten Tekin, ana muhalefet partisini müteşekkir olmaya davet etti:
“CHP’nin 1999, 2002, 2007 ve 2011 seçim beyannamelerine baktım; hiçbirinde bu vaat yazmıyordu. Çünkü o tarihte Türkiye’nin bir öğün yemekten çok daha büyük, başka problemleri vardı ve siz onları konuşuyordunuz. Önce bize teşekkür edin. Deyin ki; ‘Sınıf başına düşen öğrenci sayısını 20’li rakamlara düşürdüğünüz, bu kadar derslik yaptığınız için teşekkür ederiz. Şimdi de şu eksik, onu yapalım.’ Onu da biz yapacağız. Yeni Türkiye’de çocuklarımızın binlerce yıllık devlet ve toplum geleneğimize, milli, manevi ve ahlaki değerlerimize sahip çıkmasını istiyoruz. Müfredat değişikliklerinin özü burasıdır.”
“Haçlı Seferleri Değil, Haçlı Saldırısı: Atalarımıza Saygısızlık Yapamayız”
Tarih müfredatında gerçekleştirilen köklü değişikliklere yönelik gelen eleştirilere de açık bir dille yanıt veren Milli Eğitim Bakanı, Türk tarihi ile Cumhuriyet’in bir bütün olarak görülmesi gerektiğini vurguladı:
-
Kavramsal Değişiklik: “Haçlı Seferleri kavramını tarih müfredatından çıkardım. Sefer değil o, Haçlılar bize saldırmışlar. Bunu çıkardık müfredattan, niye itiraz ediyorsunuz?”
-
Tarihsel Barış: “Ben Osmanlı’yla, eski Türk devletleriyle Cumhuriyet’i barıştırmamız lazım diyorum. Çocuklarımız Osmanlı’yı da atası olarak bilecek ve sahip çıkacak. Dünyadaki birçok devlet bizim bu binlerce yıllık köklü birikimimize öykünürken, biz ‘Onlar kötü, almıyoruz’ dersek atalarımıza saygısızlık yapmış oluruz.”
Siyasette Gündem Yaratan Benzetme: “CHP’yi Arkadan Başkası Yönetiyor”
Konuşmasının son bölümünde CHP içindeki mevcut yönetim yapısını sert sözlerle hedef alan Bakan Tekin, sinema tarihinin unutulmaz filmi Tosun Paşa üzerinden dikkat çeken bir siyasi analiz yaptı:
“Daha özel okullar yokken, 1980’li yıllarda Trabzon’da kurulan bir FETÖ okulu üzerinden dönen ve Kıbrıs’tan Türkiye’ye usulsüz yatay geçişleri içeren o arka planı görmek için aşırı zeki olmaya gerek yok. Cumhuriyet Halk Partisi bir yapı tarafından istila ve tekele alınmaya çalışılıyor.
Ben daha önce Yeşilçam’ın Tellioğulları ve Seferoğulları arasındaki ‘Yeşil Vadi’ kavgasını anlatan Kemal Sunal ve Şener Şen filmine atıf yapmıştım. Şener Şen orada kurgu yapıp evin hizmetçisine Tosun Paşa kıyafeti giydiriyordu. CHP’yi yöneten o gizli el de birine Tosun Paşa kıyafeti giydirdi, genel başkan yaptı ama arkada onu başkası yönetiyor. Onları uyarıyorum; Yeşil Vadi de, valinin kızı da size kalmayacak. Bir siyaset bilimci olarak bu hallerine üzülüyorum. Yarın bir gün farkına vardıklarında Tanju Okan’ın şarkısındaki gibi ‘Öyle sarhoş olsam ki, her şey bir rüya olsa, unutarak uyansam’ diyecekler.”
