“Mescid-i Aksa’ya Yapılan Tecavüz Değerlerimize Yapılmıştır”
Amman’da AA ve TRT Arabi’ye açıklamalarda bulunan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin Mescid-i Aksa ve Filistin davasına olan bağlılığını bir kez daha vurguladı:
“Türkiye olarak toplumumuz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, hükümetimiz ve devletimiz Mescid-i Aksa’yı kendi kutsal yerlerinden biri olarak görüyor. Buraya yönelik yapılacak her türlü tecavüz, bizim milletimizin değerlerine yapılmış kabul ediliyor. Dolayısıyla Türkiye bu konuda yoğun bir mücadele içindedir.”
Filistin ve Mescid-i Aksa Gündemden Düşmedi
Bölgede yaşanan diğer krizlere rağmen odağın Filistin’den kaymadığını belirten Fidan, şöyle devam etti:
-
Çift Odaklı Diplomasi: Körfez’deki gelişmeler ve Hürmüz Boğazı’ndan kaynaklanan sorunlara değinen Fidan, Türkiye’nin hem bölgesel gelişmelere hem de Gazze, Mescid-i Aksa ve Batı Şeria’daki duruma eş zamanlı odaklandığını ifade etti.
-
Kolektif Tedbirler: Yaklaşık 20 İslam ülkesinin katıldığı toplantıda, İsrail’in Mescid-i Aksa ihlallerine karşı alınacak diplomatik ve pratik adımların masaya yatırıldığı bildirildi.
“Grup Dört” Toplantısı ve Bölgesel Vizyon Belgesi
Amman’da Suudi Arabistan, Türkiye, Mısır ve Pakistan’ın katılımıyla “Grup Dört” bakanlar seviyesindeki 5. toplantısının da gerçekleştirildiğini açıklayan Fidan, şu bilgileri paylaştı:
-
Gazze Barış Planı: Barış planının uygulanmasında Mısır ve Türkiye’nin arabuluculuk üstlendiğini; Hamas’ın sorumluluklarını yerine getirmesine karşın İsrail’in süreci sürekli sabote ettiği vurgulandı.
-
Kalıcı Vizyon Belgesi: 4 ülkenin üzerinde çalıştığı ve bölgedeki sorunları kalıcı olarak çözmeyi hedefleyen ortak bir “Bölgesel Vizyon Belgesi” üzerinde değerlendirmelerde bulunulduğu aktarıldı.
“İsrail’in Yayılmacılığı Engellenmezse Kriz Küresel Boyuta Ulaşır”
İsrail’in barış niyetinin olmadığını ve uluslararası toplumun net bir duruş sergilemesi gerektiğini ifade eden Bakan Hakan Fidan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Eğer İsrail’in bölgedeki yayılmacı politikalarını engellemeye yönelik gerekli diplomatik önlemleri almazsak bu sadece bölgesel bir kriz üretmekle kalmayacak, küresel bir kriz üretecek. İsrail’in her aşamada başka bir gerekçeyle çocukları katletmesi ve hastaneleri bombalaması karşısında uluslararası toplum tavır koymalıdır.”
