İsrail ile ilgili küresel algı ve dayanışma dönüşümünü değerlendiren bir analizde, özellikle Gazze Şeridi’ndeki olayların ardından Tel Aviv’in uluslararası arenadaki imajının geri döndürülemez biçimde zarar gördüğü vurgulandı.
Analizde, konserlerden sinemalara; spor tesislerinden sosyal medya alanına kadar, İsrail’e karşı artan tepkinin yalnızca belirli kesimlerle sınırlı kalmadığı, tam tersine küresel bir boyuta taşındığı ifade ediliyor.
Analist Ramzy Baroud, “Gazze’de yaşananlar, İsrail’in uzun yıllardır ördüğü imaj yelpazesini yerle bir etti” diyerek, mevcut yalnızlık durumunun stratejik ve diplomatik sonuçlarının çok büyük olduğunu belirtiyor.
Başta ABD’deki destek tabanları olmak üzere Batı ülkelerinde bile İsrail’e yönelik sempati oranlarının ciddi şekilde gerilediği; bazı devletlerin ise ekonomik ve kültürel bağlarını yeniden değerlendirmeye başladığına dikkat çekiliyor.
Bu tabloya göre, İsrail’in yalnızca askeri ya da diplomatik anlamda değil; kültürel ve toplumsal düzeyde de küresel izolasyona sürüklendiği öne çıkıyor.
İsrail için artık sadece kriz yönetimi değil; daha derin ve kalıcı bir imaj ve strateji dönüşümünün kaçınılmaz olduğu belirtiliyor.
