Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Mehmet Uçum’dan AİHM ve Nacho Sanchez Amor’a Sert Yanıt: “Haddini Bilsinler”

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Osman Kavala kararı ile Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor’un açıklamalarına sert bir metinle tepki gösterdi. Uçum, kararın “siyasi bir proje” olduğunu belirterek Türkiye’nin AİHM sisteminde kalma durumunu gözden geçirebileceğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum,

“AİHM Yetkisini Aşmış, Ulusal Yargıyı Gasp Etmiştir”

Mehmet Uçum, AİHM’in Kavala kararının yerleşik içtihatlara ve “ikincillik ilkesine” aykırı olduğunu savundu. AİHM’in iç hukuk yolları tüketilmeden başvuruyu ivedilikle gündeme aldığını belirten Uçum, mahkemenin hiyerarşik bir üst yargı mercii olmadığını ve ulusal yargı yetkisini gasp ettiğini vurguladı.

Kavala’nın Gezi Kalkışmasının organizasyonu, planlanması ve finansmanında yer aldığı gerekçesiyle Türk yargısı tarafından ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm edildiğini ve kararın kesinleştiğini hatırlatan Uçum, AİHM’in bu kararı yok saymasını “hadsizlik” olarak nitelendirdi.

“Haddini Bilsinler: AİHS Üyeliği Gözden Geçirilebilir”

Sosyal medya hesabı üzerinden açıklamalarını sürdüren Mehmet Uçum, AİHM kararlarının esastan kesin bir bağlayıcılığı bulunmadığını ve ihlal kararlarına uyup uymama yetkisinin milli mahkemelerde olduğunu dile getirdi. AP Raportörü Nacho Sanchez Amor’un Adalet Bakanı ve Türk yargısına yönelik ifadelerini de kınayan Uçum, şu uyarılarda bulundu:

“AİHM siyasi proje kararlar verdikçe Türkiye için hiçbir kıymeti kalmıyor. Belli ki Türkiye AİHS’e taraf olma durumunu ve AİHM’e bireysel başvuru imkanını gözden geçirmeye zorlanıyor. Türkiye aleyhine siyasi hesaplarla kararlar verilmeye devam edilirse bu durumun kaçınılmaz hale geleceğini tüm muhataplar bilmelidir.”