Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Mevlüt Karakaya, İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenen Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 151. Genel Kurulu’nda Türkiye’nin Kıbrıs’taki garantörlük rolünü vurguladı.
“İşgal İddiaları Gerçekleri Yansıtmıyor”
Karakaya, bazı konuşmacıların Türkiye’nin Kıbrıs’ta “işgalci” olduğu yönündeki iddialarına sert tepki gösterdi. Bu söylemlerin, Kıbrıs’taki gerçekleri yansıtmadığını belirterek, “Ada’daki Türk kuvvetlerinin varlığı, Türkiye’nin garantör bir devlet olarak hak ve yükümlülükleri çerçevesinde 1960 tarihli uluslararası anlaşmalara dayanıyor” dedi.
Tarihi Arka Plan ve Türkiye’nin Rolü
Karakaya, 1963-1974 yılları arasında Kıbrıslı Türklerin Kıbrıs Rum güçlerinin şiddet ve etnik temizlik kampanyasıyla karşı karşıya kaldığını hatırlattı. Bu dönemde Kıbrıslı Türklerin Ada’nın yalnızca yüzde 3’üne sıkışmış, kuşatma altındaki küçük yerleşim bölgelerinde yaşamaya zorlandığını aktardı. 1974’te Yunan Cuntası ve Ada’daki işbirlikçilerinin Ada’yı Yunanistan’a ilhak etmeyi amaçlayan bir darbe düzenlediğini vurgulayan Karakaya, Türkiye’nin Garanti Antlaşması’na tamamen uygun şekilde hareket ettiğini ve o tarihten bu yana bu trajedilerin tekrarını önleyen bir güvence olduğunu ifade etti.
Seçim Sonuçlarının Değerlendirilmesi
Karakaya, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) vatandaşı olarak 19 Ekim’de yapılan cumhurbaşkanı seçimlerinde oy kullandığını belirtti. Seçim sonucunun Kıbrıs’ta “federasyona destek” veya “iki devletli çözüme hayır” şeklinde basite indirgenerek yorumlanmasının doğru olmayacağını söyledi.
Türkiye’nin Destek Vurgusu
Konuşmasını, Kıbrıs Türk halkının ve Ada’nın bir bütün olarak barışına, istikrarına ve refahına hizmet edecek bir sonuç beklentisiyle sürdüren Karakaya, “Garantör Türkiye, tarihi, hukuki ve insani sorumlulukları ve Ada’nın gerçekleri doğrultusunda, Kıbrıs Türk halkının yanında olmaya ve barışını, refahını ve kalkınmasını desteklemeye devam edecek” değerlendirmesinde bulundu.
