Kongrenin Hazırlık Süreci ve Sivas’ın Rolü
Samsun’dan başlatılan kurtuluş meşalesi, Amasya Genelgesi’nde yapılan “Sivas’ta milli bir kongre toplanmalıdır” çağrısıyla yeni bir boyuta ulaştı. Erzurum Kongresi’ni tamamladıktan sonra 2 Eylül 1919’da Sivas’a dönen Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, kentte büyük bir coşkuyla karşılandı. Sivas, kongre kararının ardından 108 gün boyunca Milli Mücadele’nin fiili karargahı haline geldi.
“Ya İstiklal Ya Ölüm”: Manda ve Himaye Kesin Olarak Reddedildi
4 Eylül 1919 Perşembe günü bugünkü Atatürk ve Kongre Müzesi binasında başlayan oturumlar 7 gün sürdü. Kongrenin en çetin ve kader tayin edici tartışmaları manda yönetimi üzerine yaşandı.
Tıbbiyeli Hikmet Bey’in manda fikrine karşı gösterdiği tarihi direnişe destek veren Mustafa Kemal Paşa, Türk gençliğine olan inancını tazeleyerek Milli Mücadele’nin temel ilkesini ilan etti:
“Manda ve himaye kabul olunamaz. Parolamız tektir ve değişmez: Ya istiklal ya ölüm!”
Sivas Kadınlarının Mücadeleye Katkısı
Milli Mücadele dönemi boyunca Sivas halkı her alanda destek sağladı. Mustafa Kemal Paşa’nın teşvikiyle hareket eden Sivaslı kadınlar, yurdun dört bir yanından gelen göçmenlere yardım etmek ve işgallere karşı ses yükseltmek amacıyla 9 Aralık 1919’da Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti’ni kurarak örgütlü mücadelenin öncüleri oldular.
Sivas Kongresi’nden Cumhuriyet’e Uzanan Yol
Sivas Kongresi, Anadolu ve Rumeli’deki tüm müdafaa-i hukuk cemiyetlerini “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” çatısı altında birleştirerek milli iradeyi tek elde topladı.
Adeta milli bir meclis gibi çalışan ve yurdun tamamını temsil yetkisi kazanan Heyeti Temsiliye, Milli Mücadele’yi meşru bir zemine taşıdı. Sivas’ta perçinlenen bu sarsılmaz irade, 9 Eylül 1922’deki büyük zaferin ve 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilanının temel kaynağı oldu.
