Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Şimşek ve Taş Hapishane

Şimşek çaktıkça duvarlar kanıyor. Eski cezaevi yıllardır boş; ama hâlâ

Şimşek çaktıkça duvarlar kanıyor.
Eski cezaevi yıllardır boş; ama hâlâ ayakta. Çünkü bazı binalar taşla değil, suçla inşa edilir. Her şimşek, bir idam ipini, bir kırbaç izini, bir çığlığı aydınlatıyor.

Pencerelerin bazılarında hâlâ demir parmaklık gölgesi var; bazıları kırılmış, bazıları paslanmış. İçeride kimse yok; ama içeridekiler hiç çıkmamış gibi. Bir hücrede tek bir ampul yanıyor; yıllardır sönmeyen, sönemeyen bir ampul. Sanki cezası bitmeyen bir mahkûm hâlâ orada oturuyor, dizlerini göğsüne çekmiş, bekliyor.

Şimşek en şiddetli çaktığında binanın üstünde dev bir gölge beliriyor: başsız, kolsuz, yalnızca gövde. Toplumun kolektif vicdanı; ne konuşabiliyor ne affedebiliyor ne de unutabiliyor.

Gece bitiyor, şimşekler susuyor. Hapishane hâlâ ayakta. Çünkü bazı suçlar mahkûmu değil, yargıcı hapseder. Ve bazı binalar, yıkılmak için değil, hatırlatmak için vardır.