Moskova’da Kritik Zirve: “6. Rusya-Orta Doğu Forumu”
Başkent Moskova, bölgenin geleceğini şekillendirecek önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. “6. Rusya-Orta Doğu Uluslararası Bilimsel ve Uzman Forumu” kapsamında kürsüye çıkan Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Georgiy Borisenko, Kremlin’in bölgeye bakışını aktardı.
Rusya ile Arap dünyası arasındaki ilişkilerin her geçen gün daha da derinleştiğini belirten Borisenko, “Arap ortaklarımızla siyasi diyaloğumuz son yıllarda ciddi bir ivme kazandı. Ekonomik işbirliğimiz de bu doğrultuda tutarlı şekilde gelişiyor ve karşılıklı ticaret hacmimiz sürekli artıyor” dedi.
“Basra Körfezi’ndeki Gerilimin Sorumlusu ABD ve İsrail”
Konuşmasında Orta Doğu’daki istikrarsızlığın kökenlerine inen Borisenko, özellikle Basra Körfezi’ndeki yüksek tansiyona dikkat çekti. Bölgedeki durumun Rusya tarafından endişeyle takip edildiğini belirten Bakan Yardımcısı, şu ifadeleri kullandı:
“ABD ve İsrail’in İran’a karşı sergilediği sebepsiz saldırgan tutum, bölgede binlerce sivilin hayatını kaybetmesine yol açan ve benzeri görülmemiş bir şiddet sarmalını tetikledi. İran’ın bu adımlara karşılık vermesiyle birlikte askeri haraketlilik hem İsrail’i hem de Basra Körfezi’ndeki Amerikan üslerini hedef aldı. Bu zincirleme reaksiyon, Lübnan-İsrail sınırına taşınarak Lübnan’ın bombalanmasıyla sonuçlandı.”
Küresel Tedarik Zinciri ve Hürmüz Boğazı Tehlikede
Borisenko, yaşanan bu askeri hareketliliğin küresel ekonomiye olan doğrudan etkilerini de hatırlattı. Çatışmaların Hürmüz Boğazı’ndaki gemi geçişlerini tehlikeye attığını ve uluslararası tedarik zincirlerinde büyük aksamalara neden olduğunu vurguladı. ABD’nin ise bu süreçte körfez ülkelerinin haklı güvenlik kaygılarını tamamen görmezden geldiğini iddia etti.
Washington ve Tel Aviv Normalleşme Sürecini Baltalıyor mu?
Rus diplomat, ABD ve İsrail’in bölgedeki stratejik hamlelerine dair çarpıcı bir suçlamada daha bulundu. Borisenko, İran ile Arap ülkeleri arasında son dönemde sağlanan diplomatik yumuşama ve ilişkileri iyileştirme çabalarının, Washington ve Tel Aviv yönetimi tarafından kasıtlı olarak baltalanmak istendiğinin altını çizdi.
“Kritik Çözüm: ABD-İran Müzakereleri”
Rusya’nın bölgedeki tüm sorunların temel nedenlerinin kurutulmasından yana olduğunu belirten Borisenko, kalıcı istikrar için diplomatik çözüm formülünü sundu:
“Nihai bir uzlaşmaya varılması adına Washington ile Tahran arasındaki diyalog kanallarının açık tutulmasını umuyoruz. Sorunların siyasi-diplomatik bir zemine taşınması, çatışmaların önüne geçilmesi için hayati önemdedir. Eğer İran’la ilgili meselelere uzun vadeli ve kalıcı bir çözüm bulunabilirse, bölgede dış müdahalelerden uzak, kapsamlı ve güvenilir yeni bir ortak güvenlik sistemi inşa edilebilir.”
Gazze ve Batı Şeria’da Son Durum: “Kalıcı Barıştan Bahsetmek İmkânsız”
Filistin coğrafyasında yaşanan insani dramı da gündemine alan Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı, Gazze Şeridi’ndeki tablonun son derece kırılgan olduğunu söyledi. İsrail ordusunun sivillerin ölümüne neden olan yeni askeri operasyonlar düzenlediği yönündeki haberlerin kaygı verici olduğunu aktaran Borisenko, ABD’nin Filistin meselesine yönelik barış girişimlerini tamamen durdurduğunu ve bu pasif tutum nedeniyle Batı Şeria’daki durumun da giderek kötüleştiğini ifade etti.
Kremlin’in çözüm önerisini tekrarlayan Borisenko, barışın ancak Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası hukuk kararları çerçevesinde iki devletli çözümle geleceğini vurguladı.
Suriye Mesajı: “Hesaplaşma Alanı Olmamalı”
Borisenko’nun hedefindeki bir diğer kritik bölge ise Suriye oldu. Suriye topraklarının küresel güçlerin jeopolitik rekabet alanı haline getirilmesine kesinlikle karşı olduklarını belirten Rus diplomat, “Orta Doğu içindeki ve dışındaki tüm aktörlerin, Suriye’deki insani ve siyasi durumun iyileşmesi için yapıcı bir rol oynaması gerekiyor. Gerginliği kışkırtacak adımlardan kaçınılmalıdır. İsrail Savunma Kuvvetleri’nin bölgedeki tek taraflı askeri eylemleri uluslararası hukuku açıkça ihlal etmekte ve kaosu büyütmektedir” diyerek konuşmasını sonlandırdı.
