“Uluslararası Yardım Fonlarıyla Ödeme Yapacağını Söyledi”
Ahbaplar Soruşturması dosyasında yer alan ifadelere göre Hüseyin Başaran, sanatçı ve Ahbap Derneği kurucusu Haluk Levent ile Trabzon’da tanıştıktan yıllar sonra Göktürk’teki satış ofisinde yeniden bir araya geldiklerini aktardı.
Levent’in toplu taşınmaz satın almak istediğini ifade eden Başaran, sürecin başlangıcını şu sözlerle dile getirdi:
Hüseyin Başaran:
“Haluk Levent yurt dışındaki uluslararası yardım fonlarından para geleceğini, bu kaynakla dairelerin bedelini ödeyeceği bir ‘barter havuzu’ kurduğunu söyledi. Yeliz Kaya’yı bu fonların temsilcisi olarak tanıttı ve taşınmazların Kaya adına tescil edilmesini istedi. Herhangi bir nakit almadan vadeli senetler karşılığı devirleri yaptık. İlişkimiz 6-7 ayda bu boyuta ulaştı, tılsımlı gibiydi.”
21 Daire, 1 Fabrika ve Şüpheli İpotek Trafiği
Başaran, ilk etapta verilen bazı vadeli senetlerin ödenmesinin kendisinde güven oluşturduğunu, ancak devam eden süreçte devredilen 22 taşınmazın bedelinin ödenmediğini iddia etti.
Soruşturma dosyasına yansıyan diğer kritik iddialar ve devir trafiği şu şekilde sıralandı:
-
100 Taşınmazlık Protokol: Yeliz Kaya alıcı gösterilerek yaklaşık 100 taşınmazı kapsayan satış protokolleri imzalandığı, ancak fiili devrin 21 daire ve 1 fabrika ile sınırlı kaldığı belirtildi.
-
İpoteksiz Devir Şartı: Haluk Levent’in “Yurt dışı fonlarının aktarılabilmesi için taşınmazların üzerinde ipotek olmaması gerekiyor” demesi üzerine mülklerin ipoteksiz teslim edildiği aktarıldı.
-
Şirketler Arası Devir ve Kredi: İpoteksiz devredilen taşınmazların kısa süre sonra Esin Önder Çağlayan ile Globus ve Kanat şirketlerine geçirildiği; mülkler üzerine yüksek tutarlı ipotekler konularak kredi çekildiği iddia edildi.
Jet, Tekne ve Ödenmeyen Kiralama Bedelleri
Hüseyin Başaran ifadesinde ticari ilişkinin yalnızca gayrimenkulle sınırlı kalmadığını belirterek; Levent’in kendisine ait jeti kiraladığını ancak kiralama bedellerini ödemediğini, jet satışı ve tekne ticareti konularında da çeşitli protokoller imzalandığını fakat bu projelerin hayata geçmediğini savundu.
Müdafileri, müvekkillerinin bir suç örgütü üyesi olmadığını, cüzi miktarlar dışında ödeme alamayarak mağdur edildiğini belirterek mülklerin iadesi için hukuk davaları açtıklarını ve şikayetçi olduklarını dile getirdi.
