“Başkalarının Diliyle Sosyal Bilimlerde Derinleşemeyiz”
Eğitimde Türkçe bilincinin ve kendi milli kültürümüzün belirleyici olması gerektiğini savunan Prof. Dr. İlyas Topsakal, üniversitelerdeki yabancı dille öğretim baskısını eleştirdi. Türkçe’nin öksüz bırakılmaması gerektiğinin altını çizen Topsakal, dillerin gelişimi ve tarihi süreciyle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:
MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İlyas Topsakal:
“Üniversitelerimiz yabancı dille eğitim ve öğretim meselesini yeterince idrak edememekte; İngilizce bilim dili olarak kabul edilmekte, Türkçe’miz ise öksüz bırakılmaktadır. Bir ülke düşünün bütün ilmi yayınlarını başkasının diliyle yapıyor ve kariyer planlamaları da bu dile göre planlanıyor. Teknik konularda bu çaba anlaşılabilir ancak sosyal bilimler, düşünce, dil ve tarih alanlarında bunun olmasını hangi akıl çerçevesine oturtabiliriz? Aksi durumda yaptığınız hiçbir bilimsel çalışma ülkenize katma değer sağlayamaz.”
“Yapay Zeka Çağında Doçentlik Sözlü Sınavı Şart”
Gelişen teknoloji ve yapay zeka uygulamalarının bilimsel yayınlarda ciddi etik riskler ve usulsüzlükler barındırdığını vurgulayan Topsakal, yüz yüze mülakat sisteminin akademinin geleceği için kaçınılmaz olduğunu dile getirdi:
-
Sözlü Sınav Vurgusu: Denetim programlarının yüzde yüz sonuç veremeyeceğini belirten Topsakal, “En azından doktoraya ilave olarak doçentlik sınavında adayların yüz yüze kendini anlatması eskiye göre daha da elzemdir. Sözlü sınavı mutlaka geri getirilmelidir, bu bilim insanlarımızın geleceği ve liyakati için oldukça mühimdir” dedi.
-
Tıp Alanı Örneği: “Mesela tıp alanını düşünün; aday yayınlarıyla doçent olurken alanında ameliyat performansını kim ölçüyor? Canımızı emanet ettiğimiz hekimlerimiz, geleceğimizi emanet ettiğimiz bilim insanlarımız ülkemiz için en kıymetli varlıklarımızdır.”
Parayla Yayın Yapma Hastalığına ve Kitap Geleneğine Dikkat Çekti
Akademide binlerce dolar ödenerek yapılan paralı yayıncılığın bilimsel bir kriteri bulunmadığını ve 2016 öncesi anlayışın devamı olduğunu belirten Topsakal, sosyal bilimlerde kitap yazma geleneğinin kaybolduğuna da işaret etti.
Spesifik makalelerin derinlikli kitapların yerini almasının düşünceyi kısırlaştırdığını ifade eden Topsakal, dergi yayın kurallarının YÖK entegrasyonuyla yeniden düzenlenmesi ve akademik programlara mantık ile felsefe derslerinin dahil edilmesi gerektiğini savundu.
