Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Diyetisyen Nida Ekin Tombul / Yazar
Diyetisyen Nida Ekin Tombul / Yazar

Sürekli Yorgun Hissetmenizin Nedeni Beslenmeniz Olabilir Mi ?

Yazıyı sesli dinleyebilirsiniz

Sabah uyandığınızda kendinizi hâlâ yorgun mu hissediyorsunuz? Güne başlamak için bir fincan kahveye ihtiyaç duyuyor, öğleden sonra enerjinizin tükendiğini mi düşünüyorsunuz? Yoğun iş temposu, stres ve yetersiz uyku, gün içerisinde yaşadığımız yorgunluğun en sık akla gelen nedenleri arasında. Peki, tüm bunların dışında, gün boyunca nasıl beslendiğinizin de enerji düzeyinizi etkileyebileceğini hiç düşündünüz mü?

Günlük yaşamda çoğu zaman ne kadar uyuduğumuza veya ne kadar çalıştığımıza odaklanırken, vücudumuzun ihtiyaç duyduğu besin öğelerini yeterince alıp almadığımızı göz ardı edebiliyoruz. Oysa beslenme, yalnızca açlık hissimizi gidermek veya kilomuzu kontrol etmek için değil, fiziksel ve zihinsel performansımızı sürdürebilmek için de önemli.

Yorgunluğun Nedeni Tabağınızda Saklı Olabilir mi?

Vücudumuzun enerji üretebilmesi ve bu enerjiyi etkili şekilde kullanabilmesi için yeterli miktarda besin tüketmenin yanı sıra vitamin ve mineral ihtiyacının da karşılanması gerekiyor. Özellikle B grubu vitaminleri, demir ve magnezyum gibi mikro besin öğeleri, enerji metabolizmasında ve sinir sisteminin normal işleyişinde önemli görevler üstleniyor.

2020 yılında Nutrients dergisinde yayımlanan bilimsel bir derleme, vitamin ve minerallerin enerji üretimi, bilişsel fonksiyonlar ve yorgunluk üzerindeki rollerine dikkat çekiyor. Araştırmacılar, bazı mikro besin öğelerinin yetersizliğinin fiziksel ve zihinsel yorgunlukla ilişkili olabileceğini belirtiyor (Tardy ve ark., 2020). Bu noktada önemli bir ayrıntıyı unutmamak gerekiyor: Her yorgunluk vitamin eksikliği anlamına gelmediği gibi, her vitamin takviyesi de daha enerjik hissetmemizi sağlamıyor.

Demir ve B12 Eksikliği Sandığınızdan Daha Önemli Olabilir

Gün içerisinde sürekli halsiz hissetmek, çabuk yorulmak veya dikkati toplamakta zorlanmak, bazen demir eksikliğiyle ilişkili olabiliyor. Demir, vücudumuzda oksijenin taşınmasını sağlayan hemoglobinin yapısında yer alıyor. Bu nedenle demir eksikliği, özellikle anemi geliştiğinde, dokulara yeterli oksijen taşınmasını olumsuz etkileyerek yorgunluk hissine neden olabiliyor. Üstelik her zaman kansızlık gelişmesi de gerekmiyor. Demir depolarının düşük olması, hemoglobin düzeyi normal olan bazı bireylerde de yorgunlukla ilişkili olabiliyor.

2012 yılında Canadian Medical Association Journal dergisinde yayımlanan ve 198 kadının katıldığı bir araştırmada, kansızlığı bulunmayan ancak demir depoları düşük olan kadınlarda demir takviyesinin yorgunluk düzeyini azaltabildiği gösterildi (Vaucher ve ark., 2012).

Benzer şekilde B12 vitamini eksikliği de halsizlik, güçsüzlük ve konsantrasyon sorunlarına yol açabiliyor. Özellikle hayvansal besinleri tüketmeyen bireylerde, ileri yaştaki kişilerde ve B12 emilimini etkileyen sağlık sorunları bulunanlarda bu vitaminin yeterliliği önem kazanıyor.

Ancak çözüm, kontrolsüz şekilde demir veya B12 takviyesi kullanmak değil. Özellikle uzun süredir devam eden yorgunluk durumlarında, eksiklik olasılığının bir sağlık profesyoneli tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.

Öğün Atlayarak Günü Geçirmek Enerjinizi Tüketiyor Olabilir

Sabah kahvaltı yapmaya zaman bulamamak, öğle yemeğini birkaç atıştırmalıkla geçiştirmek veya yoğun bir günün ardından tek bir büyük öğün tüketmek pek çok kişi için alışılmış bir beslenme düzeni hâline gelebiliyor.

Oysa gün içerisinde ihtiyacımız olan enerjiyi ve besin öğelerini yeterince karşılayamamak, yorgunluk hissini artırabiliyor. Özellikle uzun süre uygulanan, bilinçsiz ve aşırı kısıtlayıcı diyetler, enerji alımının yanı sıra vitamin ve mineral tüketiminin de yetersiz kalmasına neden olabiliyor. Burada önemli olan, herkesin mutlaka aynı saatlerde veya aynı sayıda öğün tüketmesi değil; günlük enerji ve besin öğesi ihtiyacını karşılayabilmesi.

Örneğin sabah yalnızca kahve içerek güne başlamak yerine, yumurta, peynir, tam tahıllı ekmek ve sebzelerden oluşan dengeli bir kahvaltı yapmak; protein, lif ve çeşitli mikro besin öğelerini bir arada almaya yardımcı olabilir. Benzer şekilde gün içerisinde tam tahıllara, mevsim sebzelerine, meyvelere, kurubaklagillere ve kaliteli protein kaynaklarına yer vermek, vücudun ihtiyaç duyduğu besin öğelerinin karşılanmasını destekler.

Bazen Sorun Yeterince Su İçmemek Olabilir

Yorgunluk denildiğinde çoğumuzun aklına ilk olarak vitamin eksiklikleri geliyor. Ancak yeterli sıvı tüketmemek de gün içerisinde kendimizi nasıl hissettiğimizi etkileyebiliyor.

2012 yılında The Journal of Nutrition dergisinde yayımlanan bir araştırmada, 25 sağlıklı genç kadında hafif düzeyde susuz kalmanın yorgunluk algısını artırabildiği ve ruh hâlini olumsuz etkileyebildiği gösterildi (Armstrong ve ark., 2012). Özellikle masa başında çalışan, gün içerisinde su içmeyi unutan veya sık sık kahve tüketmesine rağmen su tüketimine dikkat etmeyen bireylerin bu alışkanlıklarını gözden geçirmesi faydalı olabilir. Elbette herkesin günlük sıvı ihtiyacı aynı değil. Yaş, fiziksel aktivite, hava sıcaklığı ve bireysel sağlık koşulları bu ihtiyacı değiştirebiliyor. Önemli olan, gün boyunca yeterli sıvı alımını sağlayabilmek.

Daha Enerjik Olmanın Yolu Vitamin Takviyelerinden mi Geçiyor?

Son yıllarda yorgunluğu azaltmak ve günlük enerjiyi artırmak amacıyla kullanılan vitamin ve mineral takviyeleri oldukça popüler hâle geldi. Özellikle B12, D vitamini, demir ve magnezyum içeren ürünler sıklıkla tercih ediliyor.

Ancak bu noktada dikkat edilmesi gereken önemli bir konu var: Bir besin öğesinin vücutta önemli görevler üstlenmesi, o besin öğesinden daha fazla almanın herkeste ek fayda sağlayacağı anlamına gelmiyor. Örneğin 2016 yılında yayımlanan randomize kontrollü bir araştırmada, D vitamini eksikliği bulunan ve yorgunluk yaşayan bireylerde D vitamini desteğinin yorgunluk düzeyini azaltabildiği gösterildi (Nowak ve ark., 2016). Ancak bu sonuç, D vitamini düzeyi normal olan herkesin takviye kullanarak daha enerjik hissedeceği anlamına gelmiyor. Bu nedenle yorgunluğun çözümünü doğrudan takviyelerde aramak yerine, öncelikle beslenme alışkanlıklarını ve olası sağlık sorunlarını değerlendirmek gerekiyor.

Daha Enerjik Bir Gün İçin Nereden Başlamalı?

Aslında daha iyi hissetmek için her zaman büyük değişiklikler yapmak gerekmiyor. Gün içerisinde yeterli ve dengeli beslenmek, öğünlerde besin çeşitliliğine dikkat etmek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli uyku alışkanlıkları geliştirmek genel sağlığımızı destekleyen temel adımlar arasında yer alıyor.

Bununla birlikte yorgunluk her zaman beslenmeyle ilişkili olmayabilir. Demir eksikliği anemisi, tiroid hastalıkları, uyku bozuklukları, diyabet ve farklı sağlık sorunları da sürekli yorgunluk hissine neden olabilir. Bu nedenle birkaç haftadır devam eden, giderek artan veya günlük yaşamı olumsuz etkileyen yorgunluğun yalnızca beslenmeye bağlanmaması ve tıbbi açıdan değerlendirilmesi önemlidir. Unutmayın, sağlıklı beslenmenin amacı yalnızca tartıdaki sayıyı değiştirmek değildir. Vücudumuzun ihtiyaçlarını karşılamak, günlük yaşamımızı daha sağlıklı sürdürebilmek ve fiziksel ve zihinsel performansımızı desteklemek de sağlıklı beslenmenin önemli bir parçasıdır.

Belki de gün içerisinde daha enerjik hissetmek için atabileceğiniz ilk adım, bir fincan kahve daha içmek yerine, gün boyunca neler tükettiğinize biraz daha dikkat etmektir.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER