Akşam Vardiyası Bataryaya Geçiyor
Avustralya’da akşam zirvesinde bataryalar ilk kez gazı geçti; yeni nesil katı hâl hücrelerin ilk alıcıları arasında da bir otomobil markası yok. Türkiye’de ise 33 gigavatlık enerji depolama izninin yüzde ikisi bile sahada değil.
Öğle saatlerinde Avustralya’nın doğu kıyısını besleyen ulusal elektrik piyasasında (NEM) eğrinin büyük kısmını evlerin çatısı taşıyor. pv magazine’in aktardığı AEMO verisine göre 19 Eylül’de 12.30’a kadar süren yarım saatte yenilenebilir kaynaklar ve depolama üretimin yüzde 80,4’ünü karşıladı; tek başına çatı güneşinin payı yüzde 51,8’di. Aynı saatlerde şebeke ölçekli bataryalar şarjdaydı. Temmuz-Eylül çeyreği boyunca gündüzleri günde ortalama 13,4 GWh çektiler.
Saat dörde doğru güneş çekiliyor, insanlar eve dönüp ocağı yakıyor ve talep tırmanıyor. Eğrinin bu bölümü yıllarca gaz santrallerinin vardiyasıydı. Avustralya Enerji Piyasası Operatörü AEMO’nun 23 Ekim’de açıkladığı üçüncü çeyrek raporu vardiyanın el değiştirdiğini kayda geçiriyor: akşam zirvesinde bataryalar üretimin yüzde 8’ini, gaz yüzde 5,1’ini karşıladı. Bataryalar akşamları günde ortalama 10,9 GWh boşalttı.
pv magazine bunun herhangi bir çeyrekte ilk kez olduğunu yazıyor. Aynı iki oranı, 16.00 ile 21.00 arasındaki saatler için, Avustralyalı güneş platformu WhySolar’ın 26 Ekim tarihli analizi de veriyor.
Fiyatı koyan aralıkların yarısı
Yüzde 8’lik pay küçük bir dilim. Daha büyük değişim, akşam elektriğinin fiyatını kimin koyduğunda. Toptan piyasada her işlem aralığında fiyatı, talebi karşılamak için devreye giren son teklif belirler. AEMO’ya göre bataryalar bu aralıkların bir yıl önce yüzde 18’inde fiyat belirleyiciydi; bu çeyrekte oran “neredeyse yarıya” çıktı.
AEMO’nun politika ve kurumsal işlerden sorumlu yöneticisi Violette Mouchaileh’in pv magazine’e yansıyan sözleri, benim çevirimle şöyle: “Artan batarya şarj ve deşarjı, akşam zirvesi fiyatlarının belirgin biçimde düşmesine katkı yaptı.” Bataryanın getirisi, öğleden kalan ucuz elektriği akşamki pahalı saate taşımasından doğuyor. Avustralya’da bu taşımayı gelire çeviren, bataryanın akşam aralığında santrallerle aynı sırada teklif verebilmesi.
Türkiye’de sektörün kendi temsilcileri de değerin nasıl fiyatlanacağını konuşuyor. Enerji Depolama Endüstrileri Derneği (EDEDER) Başkan Yardımcısı Ramazan Kaya, Foreks’in 8 Ekim tarihli haberinde önümüzdeki dönemin şartlarını “Depolamanın sistem için yarattığı değerin doğru fiyatlanması ve yatırımcı açısından öngörülebilir bir yapının oluşması” diye sıralıyor. Dernek Başkanı Doğa Can Bayram ise bir gün önce Anadolu Ajansı’na verdiği demeçte daha iyimser: “bu müstakil depolama kendini geri ödeyebiliyor.”
Katı hâl hücrenin ilk siparişi
On yıldır otomobil menzilinin kurtarıcısı diye anlatılan katı hâl batarya Ekim’de seri hatta girdi. electrive’in 14 Ekim haberine göre GAC Grubu destekli Greater Bay Technology (GBT), 13 Ekim’de Guangzhou’nun Nansha bölgesinde tam katı hâl hücre üretimine başladı. Hat sıfırdan kurulmadı; mevcut bir lityum iyon hattı dönüştürüldü ve kapasitesi 1 GWh. Şirketin kurucusu ve teknoloji direktörü Huang Xiangdong, electrive’in aktardığı İngilizce sözlerinde bunu “yeni bir çekirdeği olan mevcut bir hat” diye tarif ediyor (çeviri benim).
İlk ortakların listesi ilginç. Hücreleri hem araç hem sabit depolama sistemlerine entegre edecek Hubei Liming Lithium, Shenzhen’deki bir eVTOL (elektrikli dikey kalkışlı hava aracı) geliştirme merkezi ve Avrupa’daki ticari araç girişimi Flynt. Adı açıklanmış bir otomobil müşterisi yok. electrive’e göre GBT birkaç büyük otomobil üreticisiyle ileri düzeyde görüşüyor, o kadar.
Bunu katı hâlin otomobil için hazır olmadığına kanıt saymıyorum. Ama sıralama bir şey anlatıyor: şebeke, otomobilden daha kolay müşteri. Ağırlığa ve hacme takılmıyor, hücreden on yıllık sağlamlık ve düşük kilovatsaat maliyeti istiyor. Yeni bir kimyanın ilk ölçek ekonomisini sabit depolamada kurması bu yüzden şaşırtıcı değil.
Sektörün en büyük oyuncusu temkinli. Electrek’in 28 Ekim haberine göre CATL, sülfür bazlı hücrelerinde 20 Ah’lik deneme üretimine geçti, hedefi kilogram başına 500 Wh. Küçük ölçekli üretim 2027’de, seri üretim 2030 civarında bekleniyor. CEO Robin Zeng Haziran’da Yaz Davos’unda, bir ile dokuz arasındaki bir ölçekte tam katı hâl bataryaların henüz dördüncü seviyeye ulaştığını söylemişti. GBT’nin seri üretim haberini ben bu ölçeğin yanına koyarak okuyorum.
Ön lisansta 33 gigavat
Türkiye’de enerji depolama, izin dosyalarında hızlı büyüyen ama sahada yavaş ilerleyen bir alan. EDEDER’den Kaya’nın Foreks’teki açıklamasında verdiği rakam şu: 33 bin 500 MW’lık depolama ön lisansının 530 MW’lık kısmı devreye alındı. Anadolu Ajansı’nın 7 Ekim haberi de 33 bin 500 MW’lık tahsisi Kaya’nın ağzından aktarıyor. Devredeki 530 MW’ı ise EPDK’nın yayımlanmış bir tablosunda bulamadım; bu rakam Kaya’ya ait.
Önceki ara değerler aynı yönü gösteriyor, ölçüleri birebir aynı olmasa da. Ekonomi Gazetesi’nin Aralık 2025 haberine göre Kasım 2022’den bu yana toplam 33 bin MW’lık 678 ön lisans verilmişti ve işletmedeki ilk depolamalı güneş santrali 29 MW’tı. CNBC-e’nin Şubat 2026 haberinde EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, üretim lisansı alan rüzgâr ve depolamalı 23 projenin toplam 1.070 MW’ının yaklaşık 208 MW’ının işletmede olduğunu açıkladı.
EPDK bu açığı iki yoldan sıkıştırıyor. Ekonomi Gazetesi’nin aynı haberine göre kurum, Aralık 2025’te ilerleme göstermeyen beş şirketin toplam 168 MW’lık ön lisansını iptal etti. 19 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği değişikliğiyle de depolamalı tesis için lisans başvurusunda verilen teminat, üretim tesisinin tamamı işletmeye geçinceye kadar iade edilmeyecek. Depolama ünitelerinde teminat iadesi ünitenin gücüne göre yapılacak. Elinde proje tutup beklemek artık daha pahalı.
Gelir tarafında sektörün masaya koyduğu öneri, Kaya’nın andığı Depolama Kaynak Alanı (DEKA) modeli. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın yenilenebilir enerji ihalelerindeki YEKA modeline benzeyen bu yapı şimdilik derneğin talepleri arasında. Foreks’in aynı haberine göre Bayram da ölçütü açıkça koyuyor: “Bundan sonraki aşamada sektörün başarısını, bu portföyün ne kadarının yatırıma dönüşeceği belirleyecek.”
Avustralya’nın kopyalanamayan tarafı
Avustralya örneğinin sınırları da var. Bataryanın akşam kazancı, öğle fiyatının dibe vurmasına dayanıyor; o dip de olağanüstü bir çatı güneşi stokundan geliyor. pv magazine’e göre ülkede 3,9 milyon kurulumla 27 GW dağıtık güneş var ve bu güç bir yılda yüzde 12 arttı. Konut tipi batarya kurulumları yalnızca bu çeyrekte 62.569 artışla 482.835’e çıktı. Gündüz ile akşam arasındaki fiyat farkını bu ölçekte üreten piyasa bence azdır.
Daha rahatsız edici veri aynı raporda duruyor. Rüzgâr ve güneşte kısıtlama (şebekenin alamadığı için durdurulan üretim) çeyrek ortalamasında 281 MW’a çıktı; bir yılda 139 MW arttı. Şebeke ölçekli güneşte kısıtlamanın kullanılabilir üretime oranı 3,6 puan yükselerek yüzde 6,7’ye ulaştı. Bataryalar çoğaldı, boşa giden güneş de çoğaldı.
AEMO’nun rakamları darboğazı iletim hattında arayan okumayı da destekliyor: Yeni Güney Galler’deki artış en çok eyaletin güneyindeki tesislerde, Queensland’deki ise kuzeyde toplanmış. Bu okumayı haklı buluyorum. Yine de hat elektriği bir yerden ötekine, batarya bir saatten ötekine taşıyor; bu çeyreğin verisi bana ikisinin de tek başına yetmediğini gösteriyor.
Kasım 2027 için tek bir oran
Türkiye 9-20 Kasım’da Antalya’da iklim zirvesi COP31’e ev sahipliği yapacak; Ekonomi Gazetesi’nin aktardığı takvim bu. Zirve haftasında enerji depolama için kapasite rakamları bolca anılacaktır. Ben bunların yerine tek bir sayıya bakacağım: işletmedeki depolama gücünün ön lisanslı güce oranı. EDEDER’in rakamlarıyla bugün 530 bölü 33.500: yüzde 1,6.
EDEDER’in Anadolu Ajansı’na söylediği gelecek yıl hedefi 5 gigavatsaat, yani bir enerji miktarı. Hedef yeni kurulumu kastediyorsa ve sistemler ortalama iki saatlikse, tuttuğu takdirde oran yüzde 9 dolayına çıkar. Benim tahminim daha düşük: Kasım 2027’de yüzde 4 civarı. Teminat kuralı geldi ama DEKA gibi bir gelir modeli henüz yönetmeliğe girmedi.
İptallerle payda küçülürse oran kendiliğinden yükselir; bu yüzden bir yıl sonra iki sayıya ayrı ayrı bakacağım. Oran yüzde 4’ün altında kalırsa Avustralya’nın akşam eğrisi Türkiye için bir yıl daha uzak bir grafik olur.

YORUMLAR