“Ankara Zirvesi ile NATO 3.0 Dönemine Geçildi”
İttifakın küresel ve jeostratejik sarsıntıların yaşandığı bir dönemde Ankara’da bir araya gelmesinin tarihi bir uzlaşıyla sonuçlandığını belirten Bakan Fidan, NATO’nun evrimini ve zirvenin en büyük somut çıktısını şu sözlerle özetledi:
“NATO klasik manasıyla zihinlerde Soğuk Savaş haliyle yer edinmişti. Ancak modern zamanlarda evrilen tehditler karşısında yeni bir arayış vardı. Bu zirveyle birlikte ‘NATO 3.0’ dönemine geçiyoruz. Soğuk Savaş dönemi 1.0, o günden bugüne gelen süreç 2.0 ve şimdiki yeni stratejik dönem ise 3.0’dır.”
-
Külfet Paylaşımı Uygulamaya Döndü: ABD’nin uzun süredir şikayet ettiği “Avrupa’nın savunma yükünü tek başıma taşıyorum” tezi, Ankara Zirvesi’nde bir kavram olmaktan çıkıp pratikte uygulanan bir politikaya dönüştü.
-
Savunma Sanayii Doktrine Girdi: Savunma sanayiinin artık ordular kadar ana ve destekleyici bir unsur olduğu, mühimmat dayanıklılığı ve lojistiğin önemi NATO’nun stratejik doktrinine resmi olarak işlendi.
ABD Başkanı Trump’ın Ankara Zirvesi ve İkili Temasları
ABD Başkanı Donald Trump’ın zirve kapsamında Türkiye’ye gerçekleştirdiği resmi ziyarete ayrı bir parantez açan Bakan Fidan, iki lider arasındaki senkronizasyona dikkat çekti:
-
Liderden Lidere İlişki: “Sayın Trump, gelmeden önce halka da ifade ettiği gibi, buraya gerçekten Cumhurbaşkanımız olduğu için geldi. Bu güçlü liderlik artık Türkiye’nin uluslararası bir kabiliyetidir.” dedi.
-
CAATSA ve F-35 Süreci: Müttefikler arasında yaptırım olmaması gerektiğinin altını çizen Fidan, AB başkentlerinde örtülü yaptırımları kaldırdıklarını, ABD ile de yasal bariyerler olan CAATSA ve F-35 konularını çözmek için iki liderin iradesi doğrultusunda adımların atıldığını söyledi.
-
F-110 Motorları: F-110 motorlarıyla ilgili ABD Kongresi’ndeki yasal bildirim süresinin dün itibarıyla dolduğunu ve bundan sonra bir sorun çıkmamasını beklediklerini müjdeledi.
Bölgesel Krizler: ABD-İran Gerilimi ve Ukrayna Savaşı
Bakan Fidan, zirve marjında küresel çatışma alanlarına yönelik Türkiye’nin yürüttüğü aktif arabuluculuk ve mekik diplomasisinin detaylarını paylaştı:
-
Hürmüz Boğazı ve ABD-İran Çatışması: Hürmüz Boğazı’nda yaşanan karşılıklı gemi saldırıları ve misillemeler sonrası İran Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Arakçi ile uzun bir görüşme yaptığını belirten Fidan, “Boğazdaki geçiş regülasyonunda bir anlayış farklılığı vardı. Hafta sonu Umman’da yapılacak görüşmelerle bu sorunun izale edileceğini ve taraflar arasındaki sessizlik sürecinin ortak bir anlayışa bağlanacağını düşünüyoruz” dedi.
-
Ukrayna-Rusya Savaşı: Savaşın yöntemsel ve bölgesel olarak yayılma eğiliminde olduğunu, ticari gemilere yönelik saldırıların arttığını belirten Fidan; geçen ay Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüştüğünü, yakın zamanda ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla Ukrayna’ya giderek benzer görüşmeleri gerçekleştireceğini açıkladı. Türkiye’nin her iki tarafla da görüşebilen tek aktör olarak ana müzakereci rolünü sessiz ve etkili şekilde sürdürdüğünü ifade etti.
“Saat Gibi Çalışan, Kusursuz Bir Organizasyon”
Ankara’da gerçekleştirilen zirvenin organizasyonel boyutuyla tüm liderlerden tam not aldığını belirten Hakan Fidan, arka plandaki lojistik başarıyı şu sözlerle aktardı:
“Etimesgut’taki askeri havaalanını (Hava Ulaştırma Komutanlığı) ufak bir modifikasyonla Ankara’nın göbeğine uçak indirebilen bir hale dönüştürdük. Liderler uçaktan inip arabalarına bindikten tam 6 dakika sonra zirve alanına ulaştılar. Bu, dünyada eşi benzeri olmayan bir lojistik başarıdır.”
Zirve alanının NATO standartlarının çok üzerinde yeniden inşa edildiğini belirten Fidan; Ankara Valiliği, Ankara Emniyet Müdürlüğü, İçişleri Bakanlığı, Jandarma ve Dışişleri personeli başta olmak üzere canla başla çalışan binlerce isimsiz kahramana ve etkinliği dünyaya aktaran TRT başta olmak üzere tüm basın mensuplarına teşekkür etti. Liderlerin Mehter Marşı ve yeniçerilerle karşılanmasının zirveye büyük bir otantik renk kattığını söyleyen Fidan, iki gün boyunca burada konaklayan liderlerin Ankara’dan oldukça etkilendiğini de sözlerine ekledi.
