Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Türkiye NATO Zirvesinde Küresel Gücünü ve Diplomatik Vizyonunu Dünyaya İlan Edecek

Küresel siyaset ve güvenlik mimarisinin köklü bir kırılma döneminden geçtiği günlerde bütün dünyanın gözü, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek olan tarihi 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne çevrildi.

Küresel siyaset ve güvenlik mimarisinin köklü bir kırılma döneminden geçtiği

Cumhurbaşkanlığı Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Orhan Karaoğlu, bu kritik zirvenin anlamı, Türkiye’nin üstlendiği stratejik rol ve yeni yayımlanan “Devlet Aklı ve NATO” isimli kitabı hakkında Anadolu Ajansı’na (AA) çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Karaoğlu, Türkiye’nin bu zirvede sadece ev sahibi bir ülke değil, küresel güvenliğin kurucu ve kilit aktörü olduğunu tüm dünyaya ilan edeceğini vurguladı.

1. “Büyük Kırılmalar İçerisinden Geçiyoruz”

Ankara’daki liderler zirvesinin olağanüstü küresel krizlerin gölgesinde toplandığına işaret eden Doç. Dr. Orhan Karaoğlu, zamanlamanın önemini şu sözlerle özetledi:

“Üye her ülke belli bir takvim dahilinde bu zirveye ev sahipliği yapıyor. Ancak bu kez öyle bir döneme denk geldi ki; küresel ve bölgesel anlamda devasa kırılmalar içerisinden geçiyoruz. Ekonomik sıkıntılar, ABD-Çin rekabeti, tırmanan ABD/İsrail-İran gerilimi, Ukrayna-Rusya Savaşı‘nın devam etmesi ve savunma bütçesi tartışmaları bu zirveyi NATO tarihinin en kritik virajlarından biri haline getirdi.”

2. “Barışın Anahtarı Ankara” ve 360 Derece Diplomasi

  1. NATO Zirvesi’nin ana mottolarından birinin “Barışın Anahtarı Ankara” olarak belirlendiğini hatırlatan Karaoğlu, Ankara’nın küresel güvenlik hattındaki merkezi konumuna değindi:

  • NATO’yu Aşan Çok Boyutlu Yapı: Zirveye sadece ittifak üyeleri değil, üye olmayan ancak küresel siyasete yön veren pek çok stratejik ülke de katılıyor. Bu yönüyle Ankara, küresel güvenlik mimarisinin ve ekonomisinin yeniden şekillendiği çok boyutlu bir merkeze dönüşmüş durumda.

  • 360 Derece Diplomasi Gücü: Türkiye’nin son 15 yılda arabuluculuk alanında sergilediği performans; Kafkaslar (Azerbaycan-Ermenistan), Balkanlar, Ukrayna-Rusya ve Ortadoğu krizlerindeki dengeli tutumu, ülkeyi küresel dış politikanın vazgeçilmez bir “kilit taşı” haline getirdi.

3. “Devlet Aklı ve NATO” Kitabı: Klişeleri Yıkan Türk Arşiv Belgeleri

Doç. Dr. Orhan Karaoğlu, yakın zamanda okuyucuyla buluşan ve tamamen Türk arşiv belgeleri ışığında hazırlanan ilk eser olma özelliği taşıyan “Devlet Aklı ve NATO” kitabı hakkında da ezber bozan bilgiler paylaştı:

  • Sıradan Bir Üyelik Hikayesi Değil: Türkiye’nin NATO’ya giriş sürecinin “Kore’ye asker gönderdik, Sovyet tehdidi vardı, bizi ittifaka aldılar” şeklindeki klişelerden çok daha derin olduğunu belirten Karaoğlu; İsmet İnönü, Celal Bayar ve Adnan Menderes dönemlerindeki iki ret kararının ardından üçüncü başvuruda uygulanan muazzam arka plan diplomasisini belgeleriyle ortaya koyuyor.

  • Kapıda Bekleyen Değil, Masayı Kuran Ülke: Karaoğlu, “Belgeler gösteriyor ki Türkiye hiçbir zaman kapıda çaresizce bekleyen bir ülke olmadı. Dışişleri, Milli Savunma Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı düzeyinde yürütülen toplantılar, sınır ve ekonomi güvenliğini merkeze alan müthiş bir ‘devlet aklı’ organizasyonuydu,” diyerek proaktif Türk diplomasisinin köklerine ışık tuttu.

 36. Ankara NATO Zirvesi Stratejik Değerlendirme Tablosu

Zirve Dinamiği Mevcut Risk ve Tartışmalar Türkiye’nin Pozisyonu ve “Devlet Aklı”
Zamanlama ve Konjonktür Ukrayna savaşı, ABD-Çin rekabeti ve Ortadoğu’da genişleyen çatışma hatları. Krizlerin tam merkezinde, tarafları masada buluşturabilen yegane güvenilir ara bulucu güç.
Güvenlik Mimarisi ABD ve Avrupa Birliği (AB) arasında yaşanan “külfet paylaşımı” ve özerk savunma tartışmaları. İttifakın en büyük ikinci konnvansiyonel askeri gücü olarak transatlantik bağın dengesi.
Kurumsal Kimlik NATO’nun gelecekteki misyon tanımı ve genişleme stratejileri. Kendi savunma sanayii (TAYFUN, KAAN vb.) ve jeopolitik vizyonuyla kuralları yeniden tanımlayan aktör.