Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Yakup Cemil: İhtilâlin Fedâisi,Cumhuriyet’in İlk Şehidi

Tarih, bazen bir milletin kaderini tek bir adamın yüreğinde yazar.

Tarih, bazen bir milletin kaderini tek bir adamın yüreğinde yazar.
O yürek, korkusuzsa, o yürek, imanla yanıyorsa, zulmün,

ihanetten doğan karanlığın karşısında tek başına bile bir milletin kaderini değiştirebilir.
Yakup Cemil, işte o yürekti.
İmparatorluğun çöküş sancısında doğan Cumhuriyet ülküsünün ilk kıvılcımı…
Silahını yalnız düşmana değil, teslimiyetin kendisine doğrultmuş bir Türk fedaisi.

Yakup Cemil, İttihat ve Terakki’nin sıradan bir üyesi değil, fikirle eylemi birleştiren bir ruhtu.

O, Türk’ün yeniden doğuşunu hazırlayan hareketin en keskin kılıcıydı.
Trablusgarp’ta, Balkan Harbi’nde, ardından Sarıkamış önlerinde…

Her cephede vatan için savaştı. Ama asıl mücadelesi, kalemiyle değil, yüreğiyle verdiği mücadelesinde saklıydı.
1913 Babıâli Baskını’nda Enver Paşa’yla omuz omuza durdu; o gün bir rejim yıkıldı, bir milletin kaderi değişti.
Fakat yıllar sonra aynı rejimin iç çekişmeleri arasında, en çok inandığı dava arkadaşları tarafından “tehlikeli” bulunarak, hain yaftasıyla yargılandı.

Yakup Cemil, 11 Eylül 1916 gecesi, İstanbul’un Beykoz Çubuklu sırtlarında,

bir idam mangasının önüne çıkarıldı.
O an, gözlerini gökyüzüne dikti; “Ben Türk’üm, korkmam!” dedi.
Kurşun sesleri Boğaz’ın sularına karışırken, aslında bir devrin karanlığına ışık düşüyordu.
O, kendi arkadaşlarının kurşunuyla toprağa düşen, ama Cumhuriyet’in aydınlığına can veren ilk fedailerden biri olarak tarihe geçti.

Yakup Cemil’in ölümü, bir infaz değil, bir şehadetti.
O, İttihat ve Terakki’nin vicdanıydı; susturulmak istenen dev bir ruhtu.

Cumhuriyet’in ilanından yıllar önce, bu topraklarda “istiklâl” kelimesine

en fazla anlamı yükleyenlerden biriydi.
Bugün bile ismi az bilinir ama izi derindir;

çünkü Yakup Cemil, bir rejimin değil, bir milletin dirilişinin simgesidir.

Cumhuriyet’in temellerinde onun gibi inançlı, korkusuz, davasına sadık yiğitlerin kanı vardır.

Ve her milliyetçi Türk genci bilmelidir ki;
Yakup Cemil, bu vatanın tarihinde yalnız bir asker değil

Cumhuriyet’in ruhunu önceden hisseden bir şehittir.