MHP Lideri Sayın Bahçeli’den KKTC ve Yönetim Sistemi Tartışmalarına Netlik:
“Federasyon Kıvılcımı Ateşe Dönüşmemeli; Cumhurbaşkanlığı Sistemi Halkın İradesini Temsil Ediyor”
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Gazeteci Can Özçelik’e verdiği özel demeçte, partisinin politikalarını, özellikle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) seçimleri sonrasındaki “Türkiye’ye katılma” çıkışını ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne bakışını detaylı bir şekilde açıkladı. Bahçeli, açıklamalarında terörle mücadele ve yönetim sisteminin felsefesine de değindi.
KKTC Çıkışının Gerekçesi: Federasyon Riskini Bertaraf Etmek
MHP Lideri Devlet Bahçeli, KKTC seçimlerinin hemen ardından yaptığı ve geniş yankı uyandıran “Türkiye’ye katılma” çağrısının ardındaki stratejik nedeni ilk kez bu kadar net bir şekilde ifade etti. Bahçeli, bu çıkışın anlık bir tepki değil, milli davanın geleceğine yönelik bir öngörü olduğunu belirtti:
“Seçim öncesinde TV kanallarında federasyon mu iki devletli çözüm mü tartışmaları çok yapıldı. Bu yüzden federasyon fikrini savunan bir adayın kazanmasıyla o küçücük federasyon kıvılcımının ateşe dönüşmemesi gerektiğini düşündüğüm için hemen açıklama yaptım.“
Bahçeli, federasyon beklentisinin Türkiye açısından çok tehlikeli bir durum oluşturacağını, zira bunun Suriye’deki federasyon amaçlayan güçleri de tetikleyebileceğini savundu. Bu kapsamda, KKTC’nin Türkiye’ye katılması yönündeki düşüncesinin, milli menfaatler açısından en doğru ve kalıcı çözüm olduğunu vurguladı.
Terörsüz Türkiye Hedefi: İki Nokta Arasındaki Düz Çizgi
“Terörsüz Türkiye” hedefine de değinen Bahçeli, bu süreci “İki nokta arasında düz bir çizgi” olarak tanımladı. MHP lideri, hedefe ulaşmak için izlenmesi gereken yolu şu metaforla anlattı:
“Bu iki nokta arasındaki çizgi düz olursa her şey daha net anlaşılır. Süreçte dilimiz sert olursa iki çizgi arasındaki çizgi eğri olur. O zaman da hedefe ulaşmak zorlaşır. ‘Kurucu Önder’ ifadesini o yüzden kullandım. Burada kimse kaybeden veya kazanan taraf olmayacak. Süreç güzel ilerliyor, kazanan Türkiye Cumhuriyeti olacak.”
Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin Felsefesi ve Çoğulculuk
MHP lideri, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin dayandığı felsefeyi de anlattı. Genel Merkez önündeki üçgen alana dikilen Göknar, Ladin ve Sedir ağaçlarının yasama, yürütme ve yargıyı temsil ettiğini belirterek, sistemin kuvvetler ayrılığına dayandığını gösterdi.
Ayrıca, bir Alevi veya Kürt Cumhurbaşkanı Yardımcısı açıklaması hakkındaki eleştirilere de yanıt verdi. Bu sözlerinin kimseyi dışlamadığını, tam aksine sistemin kapsayıcılığını gösterdiğini ifade etti:
“Burada dedim ki: ‘Yüzde 51’i bul Alevi Cumhurbaşkanı olsun, yüzde 51’i bul Kürt Cumhurbaşkanı olsun’ yani kimsenin önünde bir engel yok. Kim aday olabiliyorsa yüzde 51’i bulsun ve Cumhurbaşkanı olsun.”1
Bu açıklamalar, Sayın Bahçeli’nin hem milli davalarda net ve tavizsiz bir duruş sergilediğini hem de Cumhurbaşkanlığı sisteminin farklı kimliklere eşit fırsatlar sunduğuna inandığını gösteriyor.
