1. Savunma Stratejisinden “Tamamen Saldırgan” Politikaya
İngiltere merkezli haber ajansı Reuters’a konuşan üst düzey bir İranlı yetkili, ABD ile yürütülen diplomatik süreçte yaşanan tıkanıklıklar nedeniyle strateji değişikliğine gidildiğini bildirdi.
İran’ın gerilimi tırmandırmaya hazır olduğunu belirten yetkili, şu değerlendirmelerde bulundu:
“İran zorlu konularda kararlar vermeye ve bu yönde harekete geçmeye hazır olacaktır. İranlı oluşumlar, Hürmüz Boğazı ve daha geniş bölgelerde gerginliği artırmaya hazır olmalıdır. Diplomasinin başarısız olması halinde Tahran, ABD ordusunun bölgede sürdürdüğü ablukayı kırmak amacıyla zamanında ve isabetli bir saldırı düzenleyecektir.”
2. Washington’a “Birkaç Haftalık” Ültimatom
Tahran yönetimi, Haziran ayında imzalanan ancak karşılıklı ihlaller gerekçesiyle askıya alınan mutabakat zaptındaki şartların yerine getirilmesi için ABD’ye son bir süre verdi.
-
Son Şart: Şartların kabul edilmesi, ABD ile müzakerelerin devamı için ön şart olarak koşuldu.
-
Arabulucular Devrede: Belirlenen birkaç haftalık takvimin, Körfez bölgesindeki arabulucu ülkeler aracılığıyla Washington ve müttefiklerine iletileceği aktarıldı.
3. Gerilimin Merkez Üssü: Hürmüz Boğazı
İki ülke arasında sağlanan 60 günlük geçici ateşkes; zenginleştirilmiş uranyum stokları, nükleer program ve Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer güvenliği konularını kapsıyordu. Ancak anlaşmanın uygulanması aşamasında kriz çıktı:
-
Denetim Anlaşmazlığı: Tahran, mutabakatın 5. maddesinin Hürmüz Boğazı’nın yönetimini kendisine verdiğini savunurken, Washington bu iddiayı reddetti.
-
Güzergah Tartışması: İran, ABD’yi ticari gemileri güvenli rotalar yerine farklı yollara yönlendirmekle suçladı ve su yolundaki operasyonlarını yeniden artırdı.
-
Anlaşmanın Askıya Alınması: İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ihlalleri gerekçesiyle sürecin resmen askıya alındığını duyurmuştu.
