Milli Eğitim Bakanlığı tarafından geliştirilen proje ile çocukların dijital dünyada karşılaştıkları risklere karşı daha bilinçli hareket etmeleri, mahremiyetlerini koruyabilmeleri ve dijital ortamda sorumlu davranış geliştirmeleri hedefleniyor. Yusuf Tekin, dijital çağın getirdiği tehditlere karşı çocukların yalnız bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak, öğrencilerin içerikleri “duygu ve değer süzgecinden” geçirebilmelerinin önemine dikkat çekti.
Yaklaşık 10 Bin Öğrenci ve Öğretmenle Görüşüldü
Bakan Tekin, proje kapsamında Ankara ve İstanbul’da yaklaşık 10 bin öğrenci ve öğretmenle görüşmeler gerçekleştirildiğini belirtti. Elde edilen veriler doğrultusunda dijital esenlik içeriklerinin hazırlandığını ve farklı eğitim kademelerinde pilot uygulamaların sürdüğünü ifade etti.
Tekin açıklamasında, çocukların dijital ortamda karşılaşabilecekleri zorbalık, yanlış yönlendirme ve mahremiyet ihlalleri konusunda bilinçlendirilmesinin amaçlandığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Evlatlarımız bir içerikle karşılaştığında ne hissettiğini fark edebilmeli, paylaşım yaparken mahremiyetini gözetebilmeli ve başkalarının haklarını dikkate alabilmelidir.”
Üç Aşamalı Dijital Esenlik Projesi
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen proje üç temel aşamadan oluşuyor. İlk aşamada dijital esenlik modeli oluşturulurken, ikinci aşamada eğitim içerikleri hazırlanıyor. Son aşamada ise çocuklara yönelik güvenli ve etkileşimli bir dijital platform geliştirilmesi planlanıyor.
Projede; nezaket, empati, sorumluluk, adalet, saygı ve mahremiyet gibi temel değerlerin merkeze alındığı belirtildi. Ortaöğretim düzeyinde 23 pilot okulda çalışmalar tamamlanırken, ilkokul düzeyindeki uygulamaların ise 40 ilde sürdüğü kaydedildi.
“Çocukların Görüşleri de Sürece Dahil Edilecek”
Yusuf Tekin, hazırlanacak dijital platformun yalnızca uzman görüşleriyle değil, çocukların deneyimleriyle de şekilleneceğini söyledi. Öğretmenlerin gözlemleri, ailelerin katkıları ve akademisyenlerin çalışmalarıyla daha güçlü bir yapı kurulmasının hedeflendiğini belirten Tekin, ailelerin dijital dünyada çocuklar için en önemli güven unsuru olduğunun altını çizdi.
Bakanlık ayrıca medya kuruluşları, dijital içerik üreticileri ve teknoloji şirketlerine de çağrıda bulunarak, çocukların güvenliğini ve gelişimini merkeze alan içerik politikalarının önemine dikkat çekti.
