Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli Irak’ın tartışmalı bölgelerinden biri olan Kerkük‘teki son gelişmelere ilişkin çarpıcı bir açıklama yaptı. Türkmenlerin tarihi ve kültürel merkezi olan Kerkük’te yaşanan güvenlik ve yönetim sorunlarına dikkat çeken Keçeli, Irak merkezi makamlarından bölgede huzur ve güvenliğin sağlanması için somut adımlar atılmasını talep etti.
Kerkük’teki Mevcut Durum ve Türkmenlerin Endişeleri
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli, açıklamasında Kerkük’ün demografik yapısının değiştirilmesine yönelik çabaların ve Türkmen varlığını tehdit eden girişimlerin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Kerkük’ün, Türkmen, Arap ve Kürt unsurlarının barış içinde yaşadığı bir şehir olma özelliğinin korunması gerektiğini belirten Keçeli, bölgedeki siyasi istikrarsızlık ve güvenlik zafiyetinin derin endişe yarattığını ifade etti.
Keçeli’nin açıklamasında öne çıkan temel noktalar şunlardır:
- Eşit Hak ve Temsil: Kerkük’te yaşayan tüm grupların, özellikle Türkmenlerin siyasi ve idari temsil haklarının anayasal çerçevede güvence altına alınması zorunluluğu.
- Güvenlik Kaygıları: Bölgedeki terör örgütlerinin ve yasa dışı silahlı grupların varlığına son verilmesi, Kerkük’ün güvenliğinin yalnızca merkezi Irak güçleri tarafından sağlanması gerekliliği.
- Demografik Yapının Korunması: Şehrin tarihsel ve kültürel dokusunu bozacak demografik değişim politikalarından derhal vazgeçilmesi.
Irak Hükümetine Çağrı: “Sorumluluğunuzu Yerine Getirin”
Keçeli, Irak Merkezi Hükümeti’ne seslenerek, Kerkük’ün federal bir bölge olarak değil, tüm Irak halkının bir parçası olarak ele alınması gerektiğini belirtti.
“Irak makamlarının, Kerkük’te yaşayan tüm etnik ve dini grupların can ve mal güvenliğini temin etme, adil yönetim prensiplerini uygulama ve bölgesel huzuru kalıcı hale getirme sorumluluğu bulunmaktadır. Bu sorumluluğun gereği ivedilikle yerine getirilmelidir. Türkiye Cumhuriyeti olarak, Kerkük’ün istikrarı ve Türkmen kardeşlerimizin hakları için gelişmeleri yakından izlemeye devam edeceğiz.”
Keçeli’nin bu açıklaması, Türkiye’nin Kerkük Türkmenlerinin haklarına verdiği önemi ve bölgedeki siyasi sürece olan hassasiyetini bir kez daha ortaya koydu.
