Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Terörsüz Türkiye’ye Karşı Çıkmak (!) 

Terörsüz Türkiye, bir siyasi slogan değil; bir milletin var olma

Terörsüz Türkiye, bir siyasi slogan değil; bir milletin var olma iradesidir. Bu iradeye karşı çıkmak ise yalnızca bir politik tercihi değil, tarihsel bir sorumluluktan kaçışı ifade eder. Çünkü terör, bu topraklarda bir “fikir” değil; kan, gözyaşı ve yıkımdır. Teröre karşı durmak insanî bir refleksken, terörsüz bir ülkeye itiraz etmek ancak çelişkinin kendisi olabilir.

Terörsüz Türkiye’ye karşı çıkmak, önce şehit analarının sessiz çığlığına kulaklarını tıkamaktır. Dağda, ovada, şehirde vatan için can verenlerin hatırasını siyasi hesaplara kurban etmektir. Terörün bitmesini istememek; aslında acının sürmesini, korkunun kalıcı olmasını, milletin diken üstünde yaşamasını kabullenmektir.

Bu karşı çıkış çoğu zaman “özgürlük”, “demokrasi” ya da “barış” kavramlarının arkasına saklanır. Oysa terörün olduğu yerde ne özgürlük vardır ne demokrasi. Silahın gölgesinde kurulan hiçbir söylem masum değildir. Terörü meşrulaştıran her dil, farkında olsun ya da olmasın, şiddetin sözcülüğünü yapar.

Terörsüz Türkiye’ye itiraz, devletin bekasına itirazdır. Çünkü terör, yalnızca can almaz; birliği kemirir, güveni parçalar, geleceği rehin alır. Terörle mücadeleyi “baskı”, güvenliği “otoriterlik” olarak etiketlemek; devleti savunmasız bırakma çağrısıdır. Bu çağrı, milletin değil, kaosun işine yarar.

Ayrıca bu itiraz, en çok da Doğu’da, Güneydoğu’da yaşayan masum vatandaşlara haksızlıktır. Terörden en fazla zarar görenler, o coğrafyada alın teriyle yaşayan, çocuğunu okula gönderirken korkan, dükkânını açarken tedirgin olan insanlardır. Terörsüz bir Türkiye, en çok onların hakkıdır.

Şunu açıkça söylemek gerekir: Terörsüz Türkiye’yi savunmak, barışı savunmaktır. Buna karşı çıkmak ise ya ideolojik körlüktür ya da kirli bir hesap. Milletin talebi nettir: Silahlar sussun, ihanet dursun, Türkiye huzurla büyüsün.

Bugün saflaşma bellidir. Ya terörün karanlığından beslenenlerin yanında durursunuz ya da milletin aydınlık yarınlarını savunursunuz. Terörsüz Türkiye’ye karşı çıkmak, bu aydınlığa sırt dönmektir. Ve tarih, sırtını dönenleri değil; omuz verenleri yazar.