Bugün, yüz yıldan uzun bir süre önce Kırım’dan tüm Türk ve İslam dünyasına seslenen büyük bir aydını, İsmail Gaspıralı’yı konuşuyoruz. O, 19. yüzyılda, Türk topluluklarının Çarlık Rusyası’nın baskısı altında zor günler geçirdiği bir dönemde sahneye çıktı. Bir fikir adamı, öğretmen ve gazeteci olarak, durgun suları hareketlendiren bir uyanışın fitilini ateşledi. Gaspıralı, o zor günlerde çözümün siyasette değil, eğitimde ve ortak iletişimde yattığını gören bir dâhiydi. Gaspıralıya göre bir düşünceyi gelecek kuşaklara aktarmak o düşüncenin ebedi olarak sürmesini sağlamaktaydı. Onun tüm hayatını özetleyen üç kelimelik bir sloganı vardı: “Dilde, Fikirde, İşte Birlik!”
Gaspıralı, dağınık durumdaki Türk halklarının önce birbirini anlaması gerektiğini biliyordu.
Dilde Birlik: 1883’te Kırım Bahçesaray’da “Tercüman” gazetesini çıkarması, bu idealin en büyük adımıydı. Gazetenin dili, ne çok ağır Osmanlıca ne de yerel ağızlara sıkışmış bir Türkçe idi. O, herkesin anlayabileceği, yalın ve ortak bir Türkçe kullandı. Amacı, dil birliği sağlayarak tüm aydınların aynı şeyleri düşünebilmesine zemin hazırlamaktı.
Fikirde Birlik: Tercüman, sadece haber değil, aynı zamanda modernleşme, bilim ve medeniyet fikirlerini taşıyan bir köprüydü. Gaspıralı, kendi kültürümüzü koruyarak Batı’nın ilerlemiş bilim ve teknolojisini almayı savundu.
İşte Birlik: Eğitimden sonra sıra ekonomik kalkınmaya geliyordu. Halka çalışmayı, sanayileşmeyi ve modern meslekleri öğrenmeyi öğreterek refahın yolunu açmak istiyordu.
Gaspıralı’nın en büyük devrimi ise okullarda yaşandı. Geleneksel mekteplerdeki ezbere dayalı, yavaş eğitimi tamamen değiştirdi. Kurduğu “Usûl-i Cedid” (Yeni Metot) okullarında, harfleri hızlı öğreten ses temelli sistemi uyguladı. Bu okullar hızla yayıldı.Daha da önemlisi, o dönemde pek düşünülmeyen bir şeyi yaptı: Kız çocuklarının eğitimine büyük önem verdi. Ona göre, toplumu yetiştiren kadınlar eğitilmeden bir millet ilerleyemezdi. Gaspıralı’nın açtığı bu yol, Ceditçilik (Yenilikçilik) hareketini başlattı ve yüz binlerce insanın ufkunu açtı. Fikirleri, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesini bile etkilemiş, Azerbaycan’dan Türkistan’a kadar modernleşmenin temelini atmıştır. Bugün de Gaspıralı’nın dilde birlik olmadan fikirde birlik olmaz. Fikirde birlik olmadan da ilerleme yolunda ortak bir iş yapmak mümkün değildir düşüncesini kendimize şiar edinmeliyiz. O, bize matbaa, gazete ve modern okullar aracılığıyla bir ulusun geleceğinin nasıl inşa edilebileceğini gösterdi. Gaspıralı’nın bize bıraktığı en değerli miras, ortak bir dil etrafında toplanarak, nitelikli eğitimle ilerleme inancıdır.

YORUMLAR