Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Miraç Özmen / Araştırmacı,Yazar
Miraç Özmen / Araştırmacı,Yazar

Kasım: Her Bitişin İçinde Bir Başlangıç Saklıdır

Yazıyı sesli dinleyebilirsiniz

İnsan, bir gün en güzel anılarının bile artık geçmiş zamanla anlatılacağını nereden bilebilir ki?
Bir zamanlar uğruna uykusuz kaldığı birini, gün gelir yalnızca bir mevsimi hatırlarken anımsayacağını… Birlikte kurulmuş hayallerin, yarım kalmış cümlelerin ve içten edilmiş dileklerin bir gün sessizce hatıraya dönüşeceğini… Hayatın tuhaf bir yanı var; bize bazı şeyleri bütün güzelliğiyle yaşatıyor, sonra da onlarsız yaşamayı öğretiyor. Kasım, bana en çok bunu hatırlatıyor.

Sonbahar ilerledikçe sokakların rengi değişiyor, ağaçlar yapraklarını birer birer bırakıyor. İnsan bu manzaraya bakarken ister istemez kendi hayatını düşünüyor. Yarım kalan konuşmaları, bir türlü unutulmayan bakışları, bir zamanlar bütün geleceğini içine sığdırdığı insanları… Meğer bazı mevsimler yalnızca doğayı değil, hafızamızı da harekete geçiriyormuş.

Aşk da böyledir zaten. Başlangıcında insanın aklına ayrılık gelmez. Bir sesin gününü güzelleştirmesine, bir mesajın yüzünde tebessüm oluşturmasına, sıradan bir günün bir anda anlam kazanmasına alışır. Sonra hayat kendi bildiğini okur. Bazen iki insan birbirini sevdiği hâlde aynı yolda yürüyemez. Bazen söylenecek çok şey varken kelimeler tükenir. Bazen de bir ilişkinin sonu gelir ama yaşanmışlıkların hatırası uzun süre insanın içinde kalır.

Galiba mesele burada başlıyor: Kabullenmek…

Kabullenmek, yaşananları unutmak ya da hiç yaşanmamış gibi davranmak değildir. Bir zamanlar hayatında önemli bir yeri olan şeyin artık geçmişte kaldığını kabul edebilmektir. Her güzel hikâyenin ömürlük olmak zorunda olmadığını, bazı insanların hayatımıza kalmak için değil, bize bir şeyler öğretmek için dokunduğunu anlayabilmektir.

Yılın başında kurduğumuz hayalleri düşünelim. Kimimiz birine kavuşmayı, kimimiz yeni bir başlangıç yapmayı, kimimiz de uzun zamandır beklediği mutluluğu bulmayı umuyordu. Şimdi kasımdayız. Bazı hayaller gerçekleşti, bazıları değişti, bazılarıysa yerini hiç hesapta olmayan başka hikâyelere bıraktı. Fakat hayatın güzelliği de biraz burada değil mi? Bazen istediğimiz şey gerçekleşmez ama hiç beklemediğimiz bir güzellik için yer açılır.

Tıpkı ağaçların yapraklarını bırakması gibi… Dışarıdan bakıldığında bir eksilme gibi görünen bu manzara, aslında yeni bir mevsime hazırlıktır. Ağaç, baharda yeniden yeşerebilmek için sonbaharda bırakmayı bilir. İnsan da her şeyi yanında taşımak zorunda olmadığını öğrenmeli. Geçmişin kırgınlıklarını, karşılık bulmamış duygularını, artık anlamını yitirmiş beklentilerini biraz olsun geride bırakabilmeli.

Çünkü bitiş sandığımız her şey gerçekten bir son değildir. Bazen bir vedanın ardından insan kendisini yeniden tanır. Bazen kapandığını düşündüğü bir kapının ardında, hiç beklemediği bir hayat vardır. Ve bazen kalbin yeniden heyecanlanması için gereken tek şey, geçmişte kalan bir hikâyeye artık yeni bir son yazmaya çalışmamaktır.

Ben kasımı biraz da bu yüzden seviyorum. İçinde özlem var, biraz hüzün, biraz sessizlik… Ama bütün bunların arasında henüz yaşanmamış güzel günlere dair güçlü bir ihtimal de var. Belki bu ay birileri yeniden âşık olacak, birileri yıllardır beklediği huzuru bulacak, birileri de ilk kez geçmişine dönüp bakmadan geleceğe yürüyecek.

Ne olursa olsun, hayatın bize ayırdığı güzelliklerin yalnızca geçmişte kaldığına inanmamak gerek. Çünkü kalp, bazen en çok yorulduğunu düşündüğün anda yeniden sevmeyi öğrenir.

Ve unutmayalım; sonbahar geldiğinde ağaçlar ölmüyor, yalnızca bir sonraki bahara hazırlanıyor. İnsan da öyle… Bazen bir aşk biter, bir hayal değişir, bir yol ayrılır. Ama hayat, bütün bunların ardından yeniden başlayabilme ihtimalini hep saklı tutar.

Belki de kasımın vizyonu budur. Bize her gidenin ardından bir ömür beklememeyi, her bitişi yenilgi saymamayı, bazen vedaların da insanı güzelleştirebildiğini hatırlatmak…

Belki bir gün, hiç tanımadığımız birinin gülüşünde yeniden heyecan bulacağız. Belki bir sabah, geçmişte bizi üzen bir şeyi hatırlayıp ilk kez acımadan gülümseyeceğiz. Belki de bir zamanlar onsuz yapamayacağımızı düşündüğümüz hayatın içinde, kendimize bambaşka bir yer kuracağız. O gün anlayacağız ki hayat bizden yalnızca bazı insanları, bazı hayalleri ya da bazı mevsimleri almadı; bize henüz tanışmadığımız ihtimaller için de yer açtı.

Ve şimdi kasım… Biraz yaprak dökümü, biraz kalp muhasebesi, biraz da geleceğe saklanan umutlar. Bırakalım bazı şeyler sonbaharla birlikte dökülsün. Her hatırayı ömür boyu taşımak, her vedayı bir ömür anlamlandırmaya çalışmak zorunda değiliz. Çünkü hayatın bize henüz göstermediği güzellikler var.

Kim bilir, belki de bir gün dönüp bugünlere baktığımızda, en çok üzüldüğümüz bitişin aslında en güzel başlangıcımız olduğunu anlayacağız. İşte o zaman, sonbaharın yalnızca yaprakları değil, hayatımızdaki bazı hikâyeleri de döktüğünü; ama toprağın altında çoktan yeni bir baharın hazırlandığını göreceğiz.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER