Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Sudenaz Gülhan / Yazar
Sudenaz Gülhan / Yazar

“Ölsem Bile Ölmeyeceğim”: Ahmet Kerse

Gaziantep’in Oğuzeli ilçesi Hacar köyünden çıkıp Gaziantep Eğitim Enstitüsü’ne uzanan, ardından 1980 Şubat’ında Kilis’te gözaltına alınıp ağır işkencelerden geçen bir hayat… Ahmet Kerse, 12 Eylül mahkemelerinde şahitlerin lehine ifade vermesine rağmen 8 Temmuz 1981’de idam cezasına çarptırıldı. 25 yaşındayken, 31 Ocak 1983’te Gaziantep Cezaevi’nde infaz edilmeden hemen önce kaleme aldığı mektubu, “hakikat” dediği bir teslimiyetin ilanıdır.

“Hakim Put!”
Kerse, mektubuna kendisini ölüme gönderen iradeye karşı en sert vurgusuyla başlar: “Hakime küfrettim. Hakim put! Vicdanı adaletin görkemli sarayından, sarayın mücerret bekçisinden, görünmez koruyucularından azade… Kişiliği silik… Baktı önündeki yazılı müeyyidelere, kırdı kalemi.”

Bu anı bir “kahkaha” ile karşıladığını belirten Kerse, bu dünyadaki her şeyin bir “vasıta” olduğuna inanır ve ekler: “Doğru olan, gücün ve tedbirin kar etmediği yerde durup tevekkül etmek, her daim ona sığınmaktır.”

“Bu Bir Diriliştir”
Ölümü bir bitiş değil, bir “viraneyi terk edip has bahçenin güllerini derlemek” olarak görür. Mektubundaki şu ifadeler, onun ölüme bakışındaki o sarsılmaz inancı özetler:
“O gün yeniden dirilişimdir, pak ve saf halimle. O an ölmek değil, yaşamaktır.”
“Geçici zevklerin süslediği ve hayal olarak hafızalarda silikleşen, anlık dürtülerin ürünü, anlık süprüntülerin ne ehemmiyeti, ne kıymeti vardır?”

Ailesine ve Davasına Selam
Annesini rüyalarında gülerken gören Kerse, onun “kara bağlamamasını” ister ve dünyayı “hancıların konakladığı bir misafirhane” olarak tanımlar. Babası için ise şu gurur dolu cümleleri kurar: “Babam süslü hayat yaşamak uğruna zillet, illete boyun eğen bel kıvıran, yılanlaşan insanları sevmez.”
Mektubun sonuna doğru, savunduğu davanın şahıslara bağlı olmadığını şu vurgulu kelimelerle haykırır:
“Bu dava sönmez, bitmez, çapulcuların çökmesinden, kaçmasından etkilenmez… İlay-ı Kelimetullah! diyen diller lal olmaz. Allah diye inleyen güller solmaz. Tekbir getiren, teşbih eden güller solmaz. Susmayacak Hakk’ın dili!”

Ahmet Kerse, emanet olan “ben” ini Yaradan’ına helal ile teslim edeceğini söyleyerek mektubunu şu mühürle bitirir: “Ölsem bile ölmeyeceğim. Varın siz anlayın!”

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER