Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Beren Varol / Endüstriyel Tasarımcı
Beren Varol / Endüstriyel Tasarımcı

Gözümüzün Gördüğü, Elimizin Değdiği Her Yerde: Neden Endüstriyel Tasarım?

Yazıyı sesli dinleyebilirsiniz
Şu an bu yazıyı okurken elinizde tuttuğunuz telefonun avucunuza oturan kavisleri, sırtınızı yasladığınız sandalyenin omurganıza verdiği destek ya da kahve kupanızın parmaklarınızı yakmayan kulpu birer tesadüf değil. Aslında hayatımızın her yerinde bizimle beraber endüstriyel tasarım.
Toplumda bu bölüm hakkında en yaygın yanılgı, işin yalnızca “estetik çizim yapmaktan” ibaret sanılması. Ve bu kaygıyla beraber oluşan, bu bölümü yapamam, bana uygun değil algısı oluşması. Oysa endüstriyel tasarım, salt bir güzel sanatlar dalı olmadığı gibi sadece mekanik formüllerden oluşan kuru bir mühendislik alanı da değil; tam olarak bu iki dünyanın dengeli kesişim noktasıdır. Bir fikrin iyi bir tasarıma dönüşebilmesi için formun yanı sıra ergonomi, kullanıcı psikolojisi, sürdürülebilirlik, malzeme dayanımı ve üretim bantlarının mantığı devreye girer. Tasarımcı yalnızca ürünün nasıl görüneceğini değil; nasıl hissettireceğini, nasıl üretileceğini ve bir problemi nasıl en zahmetsiz şekilde çözeceğini tasarlar.
Bölümün öğrencilik süreci de bu çok yönlü dinamiği doğrudan yansıtır. Amfilerde geçen kuru teorik saatler yerine gününüzün çoğu hatta bölümü okurken tüm zamanınızın geçtiği , çoğunlukla uykusuz kaldığınız her yerde , tasarım stüdyolarında şekillenir. Fikirler önce eskiz kâğıtlarına dökülür, ardından strafor, kil veya karton modellerle elle test edilir. Süreç dijital dünyaya taşındığında yerini milimetrik 3D modellemelere, teknik detaylara ve render görsellerine bırakır. Sabahlara kadar süren atölye mesaileri, üretim tesislerinde yapılan incelemeler ve projelerin uzmanlara sunulduğu jüri heyecanları, öğrenciye sadece bir meslek değil, aynı zamanda kriz çözme ve fikir savunma gücü kazandırır.

Kimler Bu Bölümü Seçmeli?

Günlük hayattaki aksaklıkları fark edip “Bu nesne neden böyle, daha iyi yapılabilirdi” diyen gözlemciler .Dememi bekleseniz de bu bölümü gerçekten herkes okuyabilir , tercih edebilir. Tabi ki bu süreçte yapamayıp bırakmak da bir tercihtir ve gayet doğal süreçlerden biri. Fakat uykusuz kaldığımız onca gün , zaman ve emekten , çeşitli hocalardan alınan kritiklerden sonra karşınızda “Kendi tasarladığınız , belirli bir amaca hizmet eden ürünü elinize aldığınızda gerçekten bir şeyleri başardığınızı hissediyorsunuz. Bunca uykusuz gecenin , stresli günlerin o , çabaya değdiğini hissediyorsunuz. Sonuç her zaman bizi mutlu da etmeyebiliyor tabii ki ama sorgulamak neden mutlu etmediğini araştırmak , sorunu diğer hocalarla eleştirmek o zaman bile bir şeyler kaybetmediğini tam tersi yine bir şeyler öğrendiğini anlıyor insan. Bunları bazen psikolojik süreçte olduğu için o an anlayamıyoruz belki ama beynimizin bir kenarında düşünüp hocalara sorduğumuz zaman her şey kendiliğinden çözülüyor.

Yapay zekâ ve yeni teknolojiler bu mesleği nasıl etkiliyor?

Her alanda olduğu gibi bu bölümde de fikir aşamalarında olsun , görsel açıdan destek olsun yardım aldığımız bir araç yapay zeka. Fakat bu bölümde yapay zekanın rolü bir yere kadar bize yardımcı olabiliyor. Bu bölüm insan odaklı bir bölüm olduğu için. İnsanın empatik durguları , fiziksel prototiplemeye ihtiyacımız oluyor.
2.sınıfta bir projemi yaparken mesela bir bölge seçip o bölgeye ait dış mekan mobilyası tasarımı yapmamız istenmişti ben de Güneydoğu Anadolu bölgesini  Mardin ilini seçmiştim. Evet insanın aklına yerde oturma alışkanlığı ya da etnik desenler geliyor. Fakat bu yapacağım mobilyanın başka diğer mobilyalara da pek benzememesi lazım. Düşünüyorum , koltuk şeklini değiştiriyorum , rengini , formunu istediğim şeyi yakalayamıyorum ama . En sonunda dersin hocasından kritik almaya gittim ve hocam bana şunu söyledi “Semantik Düşünmen lazım” . Tabi ki de ilk defa duyduğum bir kelimeydi ve o sırada hocam da anlamadığımı fark edip ,  çizimimden örnek olarak masanın üzerine bakır ibrik gibi bir cezve çizmiştim. Hocam da direkt oradan bana anlatmaya başladı. Bu cezveyi çizmişsin ama bak normal cezve gibi değil ağız kısmı daha uzun yukarı doğru ya da tutma yeri daha farklı geliyor gibi ama baktığın zaman cezvenin Mardin tarafına ait olduğunu anlıyorsun dedi. İşte o zaman biraz daha ne demek istediğini anladım hocamın. Bazen ufacık da olsa klasik de olsa bazı dokunuşlar o ürünü nereye ait olduğunu , ne hissettirmesi gerektiğini anlatıyor olduğunu anladım. Şöyle bir örnek de geliyor aklıma Mardin’i anlatsalar bize evet ne kültürü olduğunu nasıl taş evleri olduğunu gözümüzde canlandırırız fakat Mardin’e gittiğimizde ise bambaşka hissederiz oradaki atmosferi ,  tam olarak böyle bir şey işte . Ve yapay zeka asla bunu yapamıyor.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER