Dünya, bir devlet başkanının kaçırılmasının dahi “olağan” tartışıldığı bir eşiğe sürükleniyor. Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya yönelik ABD merkezli girişimler; yalnızca Latin Amerika’nın değil, uluslararası sistemin ahlâk ve hukuk eşiğinin test edildiği bir kırılma anıdır.
MHP Genel Başkanı Sayın Dr. Devlet Bahçeli’nin yaptığı açıklama, bu kırılmayı doğru yerden okumamızı sağlayan nadir ve berrak siyasi duruşlardan biridir.Sayın Bahçeli’nin işaret ettiği gerçek şudur:
Bu mesele Maduro’nun şahsı değildir. Bu mesele ideoloji değildir.Bu mesele, devlet egemenliğinin küresel zorbalık karşısında ayakta kalıp kalamayacağıdır.
Yöntem Tanıdık, Senaryo Eski, Aktör Aynı
Bahçeli’nin Venezuela ile 15 Temmuz 2016 arasında kurduğu benzerlik, yüzeysel bir analoji değil; jeopolitik bir teşhistir.
Aynı yöntem…Aynı merkez…Aynı kibir…
Bir ülkede sandıkla seçilmiş irade, “beğenilmediği” için devre dışı bırakılmak isteniyorsa; adına ister “demokrasi ihracı” densin, ister “insani müdahale”, bunun adı emperyalist mühendisliktir.
15 Temmuz gecesi Türkiye’de hedef alınan yalnızca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan değildi.
Hedef alınan Türk Devleti’nin karar verme iradesiydi.
Bugün Venezuela’da hedef alınan da Maduro’dan önce Venezuela devlet aklıdır.
Petrolün Kadar Varsın!
ABD Başkanı’nın Venezuela petrolüne dair pervasız açıklamaları, bu kirli tablonun süslenmemiş itirafıdır.
Yani mesele demokrasi değil, menfaattir.
Mesele insan hakları değil, kaynak kontrolüdür.
Mesele özgürlük değil, itaattir.
Devletleri “geçici olarak yönetmekten” söz eden bir zihniyet; aslında dünyaya şunu söylemektedir:
“Güçlüysen hukuksuzluk meşrudur.”
İşte Sayın Bahçeli’nin itirazı tam da buradadır.
Egemenliğin Normalleştirilen İhlâli
Bugün Maduro kaçırılabilir denirse, yarın herhangi bir ülkenin lideri için de aynı cümle kurulabilir.Bu yüzden konu Venezuela sınırlarını aşmıştır.Bu yüzden mesele, küresel bir emsal krizidir.
Bir devlet başkanını zorla devirmek; BM Şartı’nı, uluslararası hukuku ve devletler arası dengeyi kağıt parçasına çevirmek demektir.Bunun sonucu ise daha fazla kaos, daha fazla savaş, daha fazla güvensizliktir.
Türkiye’nin Hafızası, Sayın Bahçeli’nin Uyarısı
Türkiye bu filmi daha önce görmüştür.
Bu yüzden Dr. Devlet Bahçeli’nin açıklaması yalnızca bir siyasi beyan değil; tarihten süzülen bir devlet hafızasıdır.
Milliyetçi duruş; zalimin kimliğine değil, yöntemine bakar.
Bugün Venezuela’da kullanılan yöntem, yarın başka bir coğrafyada, başka bir bayrak altında sahneye konulabilir.
Devletler kaçırılırsa, dünya susmamalıdır.
Çünkü sessizlik, sıranın kime geleceğini hızlandırır.
Türk milliyetçiliği; mazlumdan yana olmak kadar, hukuksuzluğa karşı dimdik durma ahlâkıdır.Dr. Devlet Bahçeli’nin Venezuela çıkışı, bu ahlâkın bugün küresel düzeyde dillendirilmiş halidir.
Egemenlik bir ülkenin namusudur.
Ve namus, pazarlık konusu olmaz.

YORUMLAR