Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Sıla Şentekin / Yazar
Sıla Şentekin / Yazar

İhtiyaç Bitince İnsanlığı da Bitenlere Not: Vefa Sizden Uzak Dursun

Bazı insanlar vardır, sadece işleri düştüğünde insan olmayı hatırlar. O anlarda öyle bir yakınlık kurarlar ki, sanki yıllardır arayıp soran, her an yanında olan kendileriymiş gibi davranırlar. Ses tonları yumuşar, kelimeleri özenle seçilir, hatta öyle bir samimiyet gösterisi yaparlar ki, insan bir an gerçekten değer verildiğini sanacak kadar yanılır.

Ama ne gariptir ki o samimiyet, iş hallolduğu an buhar olup uçar. Bir teşekkürün bile çok görüldüğü, hatırlamanın bile gereksiz sayıldığı o noktada, insan aslında neyin parçası olduğunu çok net anlar: Geçici bir ihtiyaç listesinin.

Daha acı olan ise sessizlikleri değil, o sessizliğin arkasına sakladıklarıdır. Yüzüne gülen, işini gören, sonra arkanı döndüğün an kelimeleri zehir gibi akıtan insanlar…

İşte asıl mesele, bu iki yüzlülüğün bu kadar rahat taşınabilmesi.

Yapılan iyilikleri unutmak bir yana, sanki hiç yapılmamış gibi davranmak ayrı bir seviye. Hatta daha ileri gidip, o iyiliklerin arkasından konuşabilmek… Bu artık nankörlük değil, karakterin en net ifşasıdır.

İnsan bir noktadan sonra şunu sorguluyor: Bu kadar kolay mı?

Birinin emeğini, zamanını, iyi niyetini bu kadar basitçe yok sayabilmek gerçekten bu kadar mı sıradan?

Ama cevap aslında çok net: Evet, bazıları için bu son derece sıradan.

Çünkü onlar için insan ilişkileri bir bağ değil, bir araçtır. İş görür, sonra bir kenara atılır.

İhtiyaç anında kurulan o sahte yakınlıklar, aslında en büyük mesafenin göstergesidir.

Çünkü gerçek bağlar, sadece ihtiyaç varken değil, hiçbir şey yokken de devam eder.

Ama bazıları bunu asla anlamaz. Onlar için değer, iş gördüğü kadardır.

İş bitince sen de bitersin, varlığın da yok sayılır.

Daha da ironik olanı, en çok faydalandıkları yerden en çok konuşmalarıdır.

Sanki içlerinde bir eksiklik varmış da, onu başkalarını küçülterek kapatmaya çalışıyorlarmış gibi.

Oysa insan biraz utanır. Biraz geri durur. Hiç olmazsa susmayı seçer. Ama belli ki herkes o inceliğe sahip değil.

Bazı karakterler vardır, ne kadar iyi davranırsan davran, değişmez.

Sen ne verirsen ver, onlar sadece almayı bilir. Ve aldıklarını da bir süre sonra değersizleştirir.

Bu yüzden mesele artık kırılmak değil. Çünkü kırılmak, hâlâ bir beklenti olduğunu gösterir.

Oysa burada beklenti çoktan bitmiştir.

Şaşırmak da bitmiştir.

Çünkü aynı davranışların tekrarını görmek, artık sürpriz değil, alışılmış bir döngüdür.

Geriye sadece mesafe kalır. Sessiz ama net bir mesafe.

Açıklama yapmaya bile gerek duymayan, her şeyi kendi içinde bitiren bir uzaklık.

Ve belki de en doğrusu budur.

Çünkü bazı insanlara verilecek en anlamlı cevap, ne sözle ne de tartışmayla olur…

Sadece hayatından eksilterek verilir.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER