Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Vahit Emre Işık / Uzman Psikolog
Vahit Emre Işık / Uzman Psikolog

Çocuklara Sınır Koymak: Sevgisizlik Değil, En Güvenli Sığınaktır

“Çocuğuma kıyamıyorum”, “Onunla arkadaş gibiyiz”, “Biz zamanında çok baskı gördük, o özgür büyüsün…” Anne baba olarak iyi niyetle kurduğumuz bu cümleler, bazen evdeki dengelerin tamamen şaşmasına yol açabiliyor. Günün sonunda kendimizi, odasını toplamamak için çığlık atan, markette istediği alınmadı diye kendini yere atan ya da tablet ekranından koparamadığımız bir çocukla karşı karşıya bulabiliyoruz.

Peki, nerede hata yapıyoruz? Cevap aslında çok basit ama uygulaması sabır istiyor: Sınır koyamıyoruz.

Sınır Koymak Çocuğu Sıkıştırmak mıdır?

Toplum olarak “sınır” kelimesini genellikle cezalandırmak, kısıtlamak ya da sert kurallar koymakla karıştırıyoruz. Oysa sınır koymak, çocuğun etrafına aşılmaz duvarlar örmek değil; ona içindeyken kendini güvende hissedeceği bir oyun alanı yaratmaktır.

Şöyle düşünün: Sisli ve uçurumlu bir dağ yolunda araba kullanıyorsunuz. Eğer yolun kenarında bariyerler (sınırlar) yoksa, ne kadar dikkatli olursanız olun sürekli bir korku ve panik içinde olursunuz. Ama o bariyerlerin orada olduğunu bilmek size güven verir, rahatça ilerlersiniz. İşte çocuklar için kurallar ve sınırlar, o yol kenarındaki bariyerler gibidir. Çocuk, nerede durması gerektiğini bilmediğinde dünyayı güvensiz bir yer olarak algılar ve bu güvensizlik onu daha hırçın, daha kaygılı bir hale getirir.

Neden Sınır Koymalıyız?

  • Güven Hissi Verir: Çocuk, hayatın kontrolünün kendisinde değil, güvenebileceği bir yetişkinde (yani anne babasında) olduğunu görmek ister. Her istediği yapılan çocuk, gizliden gizliye “Beni durduracak kimse yok mu?” kaygısı yaşar.
  • Hayata Hazırlar: Gerçek hayat maalesef her istediğimizin anında olduğu bir yer değil. Evde sınır tanımayan bir çocuk, okulda kurallarla karşılaştığında ya da arkadaş ortamında reddedildiğinde büyük bir hayal kırıklığı ve uyum sorunu yaşar.
  • Sorumluluk Bilincini Geliştirir: Sınırlar, çocuğa kendi kararlarının sorumluluğunu almayı öğretir. “Ekran süren bittiğinde tableti kapatmalısın” kuralı, ona özdenetim kazandırır.

Peki, Doğru Sınır Nasıl Konur?

Çocuğunuza sınır koyarken sert, öfkeli ya da cezalandırıcı olmanıza gerek yoktur. En sağlıklı yöntem “Girişken ve Kararlı” bir tutum sergilemektir.

  1. Kurallarınız Net ve Kısa Olsun: Çocuklar soyut ya da uzun nasihatleri anlamazlar. “Yaramazlık yapma” demek yerine “Evde koşmuyoruz, yürüyoruz” demek ya da “Odana çeki düzen ver” yerine “Oyuncaklarını kutuya koymalısın” demek çok daha etkilidir.
  2. Kararlı ve İstikrarlı Olun: Bugün “hayır” dediğiniz bir şeye, yarın yorgun olduğunuz ya da çocuk ağladığı için “evet” derseniz, çocuk sınırları esnetebileceğini öğrenir. Ağlamak veya öfke nöbetleri birer ikna yöntemi haline gelir. Sınır, her gün ve her koşulda aynı kalmalıdır.
  3. Seçenek Sunun: Çocuğa tamamen boyun eğdirmek yerine, kuralın içinde ona bir özgürlük alanı bırakın. Örneğin; “Şimdi uyku zamanı (sınır). Kitap mı okuyarak uyumak istersin, yoksa masal dinleyerek mi? (seçenek)”. Bu, çocuğun kendini değerli ve söz sahibi hissetmesini sağlar.
  4. Duyguyu Kabul Edin, Davranışı Sınırlayın: Çocuğunuz sınırı kabul etmediğinde öfkelenebilir. Bu çok normaldir. Ona öfkelendiği için kızmak yerine duygusunu anladığınızı gösterin: “İstediğin oyuncağı almadığım için bana çok kızdın, seni anlıyorum. Ama bugün alışveriş listemizde bu oyuncak yok (Net ve kararlı duruş).”

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER