Hepimiz çok farklı ailelerde büyüyoruz . Kimimiz yoksullukla , kimimiz varlıkla sınanıyoruz bu hayatta. Bazılarımızın ailesi ona hediyeyken bazılarımıza “aile” sadece acı getiriyor. Hayatın garipliğide bence tamda burada başlıyor. Biri doğarken , biri ölüyor . Yan yana oturduğumuzda aynı olay birimizi mutlu ederken diğerimizi ağlatıyor. Senin sınandığın başkasının hayali çıkıveriyor.
Hayat bize bir yol biçiyor sonu ve başı belli olan. Bizede bu yola ekeceğimiz ağaçlar, çiçekler ve anılar kalıyor.
Belki birbirimizi bu dünyada hiç görmedik. Kim olduğunu bile bilmiyorum ama bildiğim tek bir şey var. Hiçbirimiz bütünüyle yalnız değiliz.
Bir yerlerde, seninle aynı gökyüzüne bakıp aynı soruları soran birileri daha var.
“Ben nerede yanlış yaptım?”
“Daha ne kadar dayanabilirim?”
“Gerçekten bitecek mi bu ağrı?”
Bu sorular, hepimizin içinden bir yerden geçiyor; kimimiz yüksek sesle söylüyor, kimimiz sessizce yutuyor.
Ama ne olursa olsun, içimizde bir şey belki umut, belki inat, belki sadece insan kalabilme isteği bizi sabaha taşıyor.
Bazen bir yabancının tebessümü, bazen bir şarkı, bazen sadece rüzgârın yüzümüze çarpışı…
Hepsi “hala buradasın” diyor fısıltıyla.
Belki yorgunsun, belki kırılmışsın, ama yine de yürüyorsun.
Çünkü hayat, sadece mutlu olduğumuz anlardan değil; yeniden ayağa kalktığımız, yeniden güvendiğimiz, yeniden sevdiklerimizden oluşuyor.
Her düşüş, içimizdeki bir parçayı olgunlaştırıyor.
Her yara, bir başka kalbe dokunmayı öğretiyor.
Zamanla anlıyorsun…
Hiçbir şey tesadüf değil.
Yoldan çıkan her plan, seni olması gereken yere biraz daha yaklaştırıyor.
Bir kapı kapanıyor, ama arkasından başka bir ışık sızıyor usulca.
Ve sen, en umutsuz anında bile o ışığa dönüyorsun fark etmeden.
Belki de hayatın en güzel tarafı, onun seni hep şaşırtıyor olması.
Tam “bitti” dediğinde, bir sabah uyanıyorsun ve için birden ferahlıyor.
Küçük bir şey bir ses, bir cümle, bir bakış yeniden nefes olabiliyor sana.
Ve o an anlıyorsun:
Hayat seni hiç bırakmamış aslında.
Sadece biraz uzağından izlemiş, güçlenmeni beklemiş.
Şimdi…
Kim bilir, belki bu satırları okurken senin içinden de bir şey kıpırdıyordur.
Bir inanç, bir sıcaklık, bir “ben hâlâ varım” hissi.
İşte o his, senin yeniden başlaman için yeterli.
Çünkü bu hayatta en büyük mucize, hâlâ inanabilmek.
Yeniden sevebilmek.
Ve her şeye rağmen…

YORUMLAR