Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Sıla Şentekin / Yazar
Sıla Şentekin / Yazar

“Herkes Yanındayken Yalnız Olmak”

İnsan kalabalıkların ortasında da üşüyebilirmiş, bunu geç öğrendim. Masanın etrafı dolu, kahkahalar yüksek, herkes bir şey anlatıyor… Ama sen, içinden tek bir cümle bile geçiremiyorsun. İşte o an anlıyorsun: Yalnızlık odada tek başına olmak değilmiş. Asıl yalnızlık, sesini kimsenin gerçekten duymadığı yerde başlıyormuş.

Ne garip değil mi? Sosyal medya dolup taşıyor, mesaj kutuları aktif, telefon rehberi kalabalık… Ama insan derdini anlatacak bir tek “gerçek” kalp bulamıyor. “İyiyim” diyorsun, kimse ısrar etmiyor. Çünkü kimse gerçekten merak etmiyor. Sorular soruluyor ama cevaplar dinlenmiyor. Herkes sıranın kendisine gelmesini bekliyor.

Modern çağın en büyük ironisi şu: Bağlantımız çok, bağımız yok. Sürekli çevrimiçiyiz ama birbirimize dokunamıyoruz. Bir fotoğrafa yüzlerce beğeni geliyor ama bir omza yaslanacak cesaret gelmiyor. İnsan bazen diyor ki, keşke bir kişi gerçekten “Anlat” dese. Ama herkes meşgul; en çok da kendi hikâyesiyle.

Yalnızlık sessiz bir misafir gibi yerleşiyor içine. Önce geceleri geliyor. Sonra sabah kahvesine eşlik ediyor. Zamanla alışıyorsun hatta… Çünkü kimseye yük olmamak öğretilmiş sana. “Güçlü ol” demişler. Güçlü olmakla susmak arasındaki farkı kimse anlatmamış. O yüzden en çok güçlü görünenler yoruluyor.

Birine “Yalnızım” demek kolay değil. Çünkü hemen nasihat başlıyor: “O kadar insan var hayatında.” Sanki kalabalık, şifa demekmiş gibi. Oysa insanın ihtiyacı sayı değil, samimiyet. On kişiyle yüzeysel bir sohbettense, bir kişiyle derin bir susuş daha iyidir. Ama derinlik emek ister; herkes yüzmeyi bilmez.

Yalnızlık bazen insanın kendine yabancılaşmasıdır. Aynaya bakıp “Ben ne zaman bu kadar sustum?” diye sormaktır. Eskiden çok gülen biri, şimdi ölçülü gülüyorsa; eskiden çok anlatan biri, şimdi kelimeleri tartıyorsa… Bil ki yalnızlık bir şeyleri törpülemiştir. İnsan en çok içindeki coşkuyu kaybedince fark eder eksildiğini.

Belki de çözüm, daha çok insana ulaşmak değil; daha az insana daha gerçek ulaşmaktır. Birine gerçekten kulak vermek, birinin gerçekten yanında olmak… Çünkü insanı kalabalıklar değil, anlaşılmak iyileştirir. Ve bir gün biri çıkıp da seni yarım cümlenden anlayınca, işte o zaman fark edersin: Yalnızlık kader değilmiş; sadece yanlış kalabalıklarda oyalanmakmış.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER