Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Selin Meriç Ünal / Türkolog,Yazar
Selin Meriç Ünal / Türkolog,Yazar

Petrov’un Penceresinden Bir Uyanış Hikayesi

Yine yeniden merhaba, umarım herkes iyidir 🙂 Bugün yepyeni bir kitap incelemesiyle karşınızdayım. Grigory Petrov tarafından kaleme alınan “Beyaz Zambaklar Ülkesinde”. Yakın çevrem tarafından yoğun istek üzerine elimden geldiğince incelemesini yapmaya çalıştığım o kitap. Okuyunca niye bu kadar çok önerildiğini daha iyi anlıyorsunuz. Çünkü bu kurtuluş hikayesi sadece bir millettin mücadelesini anlatmıyor. Eğitimin, emek ve inançla birleştiği zaman ne kadar etkili bir güç olduğunu da ortaya koyuyor. Neyse çok uzatmadan kitaba geçeyim şimdiden keyifli okumalar!

Kitap Adı: Beyaz Zambaklar Ülkesinde
Yazarı: Grigory Petrov
Sayfa Sayısı: 240
Çeviri: Elnur Osmanov
Basım Yılı, Baskı ve Yayınevi: 2021, (-) Baskı, Koridor Yayıncılık

Beyaz zambak: Batı’da saflık, tevazu, çile, barış ve bereketi simgeler.

Kitabın Konusu: Fin halkının, silahla değil, çalışarak ve irade göstererek kazandığı zaferdir. Finlandiya uygarlık savaşının temeli; toplumun her kesiminin verdiği bir kültür savaşı olması.

Beyaz Zambaklar Ülkesinde halkın eğitilerek kültürel açıdan geliştirilmesi, gençlerin çalışma hayatına dâhil edilmesi ve toplumun eğitimli kesimlerinin halkın bilinçlenmesine hizmet için seferber edilmesi gerektiği üzerinde duruluyor. Önsöz ve yazar hakkında kısımlarının anlatımıyla başlayan eserde, toplam 13 bölüm yer almaktadır. Finlandiya’nın gerçekleştirdiği kurtuluşa giderken, toplumsal dönüşüm izlerine, mücadele ruhuna ve eğitimin gücüne her bölümde konunun önemini ortaya koyacak şekilde değinildiği görülmektedir.

Yazar, Beyaz Zambaklar Ülkesi’nde,  bataklıklar ve kayalıklar ülkesi olarak adlandırılan 2 milyon nüfuslu Finlandiya’nın, tüm halkın aydınından köylüsüne, subayından memuruna, din adamlarından öğretmenlerine kadar herkesin birleşerek ülkeyi kalkındırmalarını anlatıyor. Beyaz Zambaklar Ülkesi kitabının yazarı Grigory Petrov, hikâyeyi baş karakteri Snelman’ın ağzından anlatmıştır.

Snelman yeni nesil Fin aydınlarının en parlak temsilcilerinden biriydi. Finlandiya’nın gelişmesi için adeta seferberlik ilan etmişti. Bu göreve öncelikle aydınlarla konuşarak başladı. Onlara aydın olmanın halka üstten bakmak olmadığını, kendileri ne kadar bilgiliyse halkında öyle olması gerektiğini, öğrendikleri her şeyi halka da anlatmaları gerektiğini söylüyordu. Aydınların toplumun alt kesimlerini daha iyi bir hayat kurmak için ne yapmaları gerektiği konusunda eğitmeliydiler. Aydınlardan sonra ise sırada öğretmenler vardı. Yaz boyunca konferanslar veren Snelman öğretmenlere işlerini iyi yapmaları konusunda nasihatler veriyordu.

En alt kesimden en üst kesime kadar tüm insanlar çok çalıştı. Bataklıklar ve kayalıklar ülkesi olarak adlandırılan Finlandiya’da insanlar kayalıkların üstüne verimli topraklar yerleştirdiler ve buralarda tarım yapmaya başladılar. Üretim yaptılar, okullar açıldı ve insanlar okumaya başladılar. Bu ve bunun gibi birçok etken sonucu günümüzde Finlandiya refah seviyesi ve eğitim düzeyi çok yüksek gelişmiş ülkedir.

Yıl 1928 – Finlandiya

Yıl 2025 – Finlandiya

Okudukça ülkemizi, kendimizi, yaşayışımızı sorgulatan bir eser. Mustafa Kemal Atatürk’ün isteğiyle Bulgar Dilinden Türkçeye çevrilmiş, 1928 yılında tüm eğitim kurumlarında ve askeri okullarda okutulmak üzere kitabın yayımlanması sağlanmıştır. Ülkemizde 1928’den günümüze kadar en çok çevirisi yapılan ve yayımlanan yabancı kitaplar arasına girmeyi başarmıştır. Atatürk, Finlandiya’da gerçekleşen toplumsal dönüşümünlerin, aynı koşullardaki Türkiye’de gerçekleştirilen toplumsal dönüşümleri benzediğini görmüş ve okurken çok heyecanlanmıştır. Atatürk’ün eseri okurken en çok dikkatini çeken ve etkileyen başlıkları şöyle sıralayabiliriz;

• Yeni bir devlet kurma ideali,
• Milli bir dil ve tarih yaratma çabası,
• Kadın haklarına önem verilmesi,
• Aydınların halka inerek halka yol göstermesi,
• Akla ve bilime dayalı öğretmenlerin yetiştirilerek eğitim seferberliğinin başlatılması gibi başlıklar olmuştur.

Atatürk, ülkenin bağımsızlık savaşı ile birlikte kalkındırılması için eğitimi temel mücadele alanı olarak ele almış; bunun en önemli yolu olarak da öğretmenleri ve aydın sınıfları bu mücadeleye katmak olarak görmüş. Eser, okudukça gözünüzün önüne Türkiye’nin Atatürk ile yeniden dirilişini getiren, yapılan her devrimin ne amaçla yapıldığını çok sade ve etkileyici bir dille anlatan ve bir toplumun Anka kuşu misali küllerinden nasıl doğduğunu temsil eden bir kitaptır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün inkılaplarıyla filizlenen çağdaşlaşma tohumlarının, bugün özünden uzak bir eğitim anlayışı içinde solgunlaştığını üzülerek görüyoruz. Oysa hedef, düşüncede özgür, bilgide derin, vicdanda hür bir aydın kuşağıydı. Ne var ki, bu ideali yaşatmak yerine, yüzeyselliğe teslim olan bir zihniyetin gölgesinde kaldık. Finlandiya örneğinde hâlen canlı tutulan aydınlık bilincin, bir gün yeniden bu topraklarda da kök salacağına olan inancımızı yitirmemeliyiz.

Ve nihayet, Petrov’un satır aralarından yükselen o çağrıyı hatırlamak gerekir: Bir ulusun gerçek yükselişi, ancak fertlerinin kendi içindeki karanlığı yenmesiyle mümkündür. Çünkü “beyaz zambaklar diyarı”, bir coğrafya değil, insanın vicdanında filizlenen bir bilinçtir.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER