Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Dr. Ümit Özen / Akademisyen
Dr. Ümit Özen / Akademisyen

Savaş mı yoksa Barış Mı ?

Günlerdir tartışılıyor İran, İsrail-ABD savaşı bitecek mi? Barış olacak mı? Şimdiden söyleyelim kısa vadede barış olmayacak. Çünkü bu barışı ne ABD-İsrail istiyor ne de İran. ABD-İsrail açısından baktığımızda başladıkları işi bitirmek istiyorlar onların derdi İran’ı üç parçaya bölmek ve bu bölünme olana kadar devam edecekler. Onlardan biliyor uzun vadede İran’ın bu işten çıkamayacağını ama biran önce olması için çaba sarf ediyorlar.

İran açısından baktığımız zaman şimdi bir barışın olması ilerleyen süreçte İran’ın parçalanması demek. Çünkü devrim muhafızları İran halkını tam anlamıyla konsülde edemedi ülke harap oldu, ekonomi gün geçtikçe daha kötü bir hal alıyor, muhalifler daha da güçlenmeye başladı ve zamana ihtiyaçları var.

Peki bu gelişmeler karşısında Türkiye ne yapıyor?

Türkiye öncelikle krizi fırsata çevirmeye çalışıyor. Yeni stratejik kazanımlar elde ediyor. Yüzyıl sonra ilk defa Kerkük’ bir Türk vali atanıyor. Sizce bu bir tesadüf mü. ABD’nin onayı olmadan Kerkük’e bir Türk vali atanabilir mi? Ama bizim açımızdan iyi. Bölge ateş çemberinde ama kimse Suriye’ye dokunamıyor. Buda bizim açımızdan iyi. Şimdi biraz daha anlamlı hale geliyor İran’ın barış görüşmelerini neden İstanbul da yapmak istemediği. İran şunun farkında ülkede bir iç savaş çıkması halinde Türkiye’nin haklı olarak İran’ın kuzeyinde ki soydaşlarımızı korumak için bölgeye müdahale edeceğini aynı Kıbrıs ta olduğu gibi bir barış gücü göndereceğinin farkında. İran’ın bölünmesini istemeyiz ama böyle bir durum karşısında da Türkiye kayıtsız kalamaz. Ve Turan jeopolitiğinin kapıları Türkiye’ye açılmış olur. Şu da unutulmamalıdır ki Azerbaycan Ermenistan savaşında İran Ermenistan’ın yanında yer almıştı.

Kerkük te olan gelişmelere baktığımızda ise Kerkük sıradan bir şehir değildir. Bir Türk şehridir, petrolü, çok kültürlü yapısı ve coğrafi konumuyla Orta Doğu’nun mihenk taşlarından biridir. Buraya Türkmen kökenli, liyakatli ve kapsayıcı bir valinin atanması aynı zamanda bölgesel dengeleri etkileyebilecek önemli bir adımdır. Bu durum bölgedeki Türkmen toplumuna temsil gücü verirken aynı zamanda Türkiye ile Irak arasında yeni bir güven ve iş birliği köprüsü kurabilir. Çünkü Kerkük’ün geleceği, yalnızca Kerkük’ün değil, bölgenin enerji güvenliğinin de meselesidir.

Bugün Körfez’de çıkabilecek herhangi bir kriz, İran-İsrail-ABD hattında yaşanacak bir savaş ya da küresel petrol sarsıntısı, dünyayı alternatif enerji yolları aramasına itecektir. İşte tam burada Türkiye öne çıkar.

Anadolu coğrafyası ve Turan devletleri yalnızca bir ülke değiller, doğudan batıya uzanan doğal bir enerji koridorudur. Kerkük petrolünün Türkiye üzerinden Akdeniz’e açılması, Hazar gazının Avrupa’ya taşınması ve Orta Asya kaynaklarının dünya pazarına ulaştırılması Ankara’yı yalnızca bölgesel değil, küresel oyuncu yapar. İstanbul’u küresel merkez, Semerkand’ı tarihi kültür merkezi, Bakü’yü Hazar’ın merkezi, Kerkük’ü enerjinin kapısı haline getirir.

 

 

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER