Neden kurban keseriz? Kurban kesmek yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet şekli midir? Çeşitli coğrafyalarda yüzyıllardır insanların kurban kestiğini biliyoruz. Peki bu insanlar aynı inanç ve aynı düşünceyle mi bıçağı eline alıyordu? Biraz bu konu üzerine düşünelim.
İnsanlık tarihinde ilk kurbanların; yapılan hatalara karşılık af dilemek, gelecek hasadın bereketli olması ya da tanrıların yapılan işlerden hoşnut olmadığının düşünülmesi gibi sebeplerle sunulduğu görülür. Kurban edilecek canlının yalnızca hayvan olmak zorunda olmadığı; dönem ve toplumlara göre kadınların, erkeklerin hatta çocukların bile kurban edildiği bilinmektedir.
Peki semavi dinler kurban ibadetini nasıl açıklar?
Zebur, İslam inancına göre Hz. Davud’a indirilmiş kutsal kitaptır. Yahudilik ve Hristiyanlıkta ise Tevrat yani Eski Ahit’in “Mezmurlar” bölümünü oluşturan metinler olarak kabul edilir. Bu nedenle kurban ibadetini Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam açısından üç ayrı başlık altında inceleyebiliriz.
Yahudilikte kurban ibadeti
Tevrat’ta anlatıldığına göre Hz. Musa, Sina Dağı civarında kayınpederinin sürüsünü otlatırken olağanüstü bir olayla karşılaşır: Bir çalı yanmakta fakat tükenmemektedir. Çalıya yaklaştığında Tanrı ona seslenir ve kutsal bir yerde bulunduğunu söyleyerek çarıklarını çıkarmasını ister. Ardından Musa’yı İsrailoğullarını Firavun’un baskısından kurtarmakla görevlendirir.
Daha sonra Musa Sina Dağı’nda Tanrı ile görüştüğü sırada halk sabırsızlanır ve altından bir buzağı yaparak ona tapınmaya başlar. Dağdan inen Musa bu manzara karşısında öfkelenir ve halkı tövbeye çağırır. Af dilemelerini kurban kesmelerini ister. Yahudi geleneğinde bu olay; tövbe, bağışlanma ve Tanrı ile yapılan ahdin yenilenmesiyle ilişkilendirilir. Bu bağlamda Yom Kippur (Kefaret Günü), Tanrı’nın affediciliğini ve arınmayı simgeleyen en önemli günlerden biri olarak kabul edilir.
Hristiyanlıkta kurban anlayışı
İsa Mesih Yahudi olarak doğmuş, Yahudi gelenekleri içinde yetişmiş ve yaşamıştır. Ancak Hristiyanlığın kurban anlayışı, Yahudilikten farklı bir yönde gelişmiştir.
Hristiyan inancına göre Eski Ahit dönemindeki hayvan kurbanları, İsa’nın insanlık uğruna kendisini feda etmesiyle tamamlanmıştır. Bu nedenle fiziksel hayvan kurbanı büyük ölçüde terk edilmiştir. Paskalya, İsa’nın çarmıha gerilmesi ve dirilişiyle bağlantılı olarak fedakârlık, kurtuluş ve yeniden doğuş temalarını temsil eder.
Bu sebeple Hristiyanlıkta asıl vurgu:
• tövbe,
• dua,
• sevgi,
• merhamet ve ruhsal adanmışlık üzerinedir.
İslam’da kurban ibadeti
Kur’an’da anlatıldığı üzere Hz. İbrahim, rüyasında oğlu Hz. İsmail’i Allah yolunda kurban ettiğini görür. Bu rüyayı ilahi bir emir olarak kabul eden baba ve oğul tam bir teslimiyet gösterir. İbrahim oğlunu kurban edeceği sırada Allah tarafından bir koç gönderilir ve İsmail’in yerine bu koç kurban edilir.
İslam’da kurban ibadeti bu nedenle: af dilemekten çok, teslimiyet, bağlılık, paylaşma ve Allah’a yakınlaşma anlamı taşır.
Kurban ibadetinin İslam’dan önce de var olan eski bir gelenek olduğundan söz etmiştik. Hz. Muhammed de her yıl kurban kesmiş ve Müslümanlara bunu tavsiye etmiştir.
İslam hukukunda kurbanın hükmü mezheplere göre farklı değerlendirilmiştir:
• Hanefi Mezhebi’ne göre maddi imkânı olan Müslüman için kurban kesmek farz değil vaciptir. Yani farz gibi yapılması kesin olarak emredilen bir buyruk değil fakat yerine getirilmesi gerektirilen güçlü bir yükümlülüktür.
• Şafii Mezhebi, Maliki Mezhebi ve Hanbeli Mezhebi’nde ise kurban, “sünnet-i müekkede” yani güçlü şekilde tavsiye edilen bir ibadet kabul edilir.

YORUMLAR