Güven…
İnsan kalbinin görünmeyen ama en ağır yükünü taşıyan duygudur. Ne bir söz kadar hafiftir ne de bir yemin kadar gürültülüdür. Sessizce yerleşir birinin bakışına, ses tonuna, varlığına. Ve yine sessizce çekip gider. Ardında ne fırtına kopar ne de siren çalar; sadece içimizde ince bir çatlak oluşur. O çatlak, en çok da sustuğumuz gecelerde sızlar.
Güven, bir insana sırtını dönebilme cesaretidir. Arkandan konuşulmayacağını bilerek gözlerini kapayabilmektir. Ama ne yazık ki bazı insanlar güveni bir emanet değil, tüketilebilir bir hak sanır. “Nasıl olsa affeder” rahatlığıyla hoyratça davranırlar. Oysa güven, defalarca affetmekle değil; bir kez bile incitmemekle büyür.
Birine güvenmek, aslında ona kalbimizin anahtarını vermektir. “İstersen kırabilirsin” demektir bir bakıma. İşin acı tarafı, çoğu insan anahtarı kapıyı açmak için değil, kilidi bozmak için kullanır. Sonra da “Abartıyorsun” derler. İnsan en çok da bu cümleyle kırılır. Çünkü kıran elden çok, kırığı küçümseyen dil acıtır.
Güvenin olmadığı yerde sevgi gürültülüdür. Sürekli açıklama, sürekli savunma, sürekli şüphe… Yorucu bir mahkeme salonuna döner ilişkiler. Oysa güven varsa, sessizlik bile huzurdur. Mesaj geç gelince senaryo yazmazsın. Bakış kaçınca anlam yüklemezsin. Çünkü bilirsin; seni incitmek onun karakterine sığmaz.
Güven kaybolduğunda insan değişir. Daha az anlatır, daha az inanır, daha az umut eder. Gülümser ama temkinli. Sever ama mesafeli. Çünkü bir kez düşen, yürümeyi öğrenir ama artık koşmaz. Herkes “Neden eskisi gibi değilsin?” diye sorar. Kimse “Seni bu hale kim getirdi?” demez.
Güven duygusu bir ilişkinin temeli değil sadece, insanın kendine saygısının da aynasıdır. Güvendiğin yerde küçülmezsin. Şüpheyle yaşadığın yerde ise yavaş yavaş eksilirsin.
Bir insanın en büyük lüksü, kalbini savunmak zorunda kalmadan sevebilmektir. Ve en büyük yoksulluğu, sürekli tetikte yaşamaktır.
Bu yüzden güven, sevginin süsü değil; özüdür. Olmadığında her şey var gibi görünür ama içi boştur. Bir kez kırılan cam nasıl ışığı aynı yansıtmazsa, bir kez sarsılan güven de aynı masumiyetle geri dönmez. İnsan affeder belki… Ama kalbi, artık eskisi kadar çıplak kalamaz.
Çünkü güven bir kez ölürse, geriye sadece temkinli bir sevgi kalır.

YORUMLAR