Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Miraç Özmen / Araştırmacı,Yazar
Miraç Özmen / Araştırmacı,Yazar

Dokunduğu Her Şeyi Kül Edenler

Bazı insanlar sevgiyi ateş sanıyor. Isıttığını zannediyor ama dokunduğu her şeyi kül ediyor. Sonra dönüp “Ben elimden geleni yaptım” diyor. İnsan bazen düşünüyor; gerçekten mi yaptın, yoksa sadece kendini vicdanında aklamaya mı uğraştın?

İnsanın içinde iki ateş vardır. Biri sevdanın ateşi… Adamı gecenin bir vakti yola çıkarır, olmayacak şeylere inandırır, bir mesaj sesiyle dünyayı güzelleştirir. Diğeri ise acının ateşi… Sessiz yanar. Dışarıdan belli olmaz ama içten içe insanın bütün duvarlarını çatlatır. En tehlikelisi de budur zaten; sesi çıkmayan yangınlar daha çok harap eder.

Bir de üçüncü bir tür insan vardır. Kendi elleriyle yürekte yangın çıkarıp sonra uzaktan dumanı izleyenler… Önce hayatına girerler, eksik yerlerini ezberlerler, hangi kelimenin canını yakacağını öğrenirler. Sonra giderken arkalarında sadece boşluk bırakmazlar; insanın kendine olan güvenini, insanlara olan inancını da beraberinde götürürler. Ama mesele şu ki, bunu yaparken asla kötü olduklarını düşünmezler. Çünkü herkes kendi hikâyesinde kahramandır.

Bugünün insanı yaptığı yanlışı kabul etmiyor. Herkesin cebinde hazır bahaneler var. “Zamanı değildi.” “Ben de çok kırıldım.” “Böylesi daha doğru.” Hayır. Bazen mesele zaman değildir, karakterdir. Çünkü seven insan yakmaz. Seven insan, karşısındakini kendi bencilliğinin altında ezmez. Bir insanı yarım bırakıp sonra buna olgunluk adı koyamazsın.

Eskiden insanlar vedalaşırken bile bir ağırlık taşırdı. Şimdi bakıyorsun, biri birinin hayatını darmadağın ediyor, ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi kahvesini içip hikâye paylaşıyor. Acının bile değeri düştü. Kimse kimsenin kalbinde açtığı yaranın hesabını taşımıyor artık. Çünkü vicdan, modern dünyanın en hızlı terk edilen alışkanlığı oldu.

Çoğu zaman İnsan canını yakan kişiyi değil, onunla kurduğu hayali özlüyor. İşte tam burada yürek yeniden yanıyor. Ateşin küle çevirdiği şey bazen aşk olmuyor; insanın içindeki saf ve temiz duygular oluyor.

Ama hayatın değişmeyen bir kuralı vardır: Ateş bırakan herkes bir gün kendi dumanında kaybolur. Çünkü insan başkasının kalbinde açtığı yaradan tamamen kaçamaz. Gün gelir, aynı cümleleri başka birinden duyar. Gün gelir, bıraktığı boşluğun benzerinde kendi boğulur. Hayat bazen mahkeme gibi işlemez ama hesabı mutlaka başka bir yerden keser.

O yüzden bu karakterdeki insanlar gittikten sonra arkalarından ağıt yakılmaz. Sadece insan kendi kendine şunu söyler: “Demek ki yangın sandığım şey, aslında geç kalmış bir uyanışmış.”

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER